Skip to content
AnkaraSevdam // Ankara Tarihi ve Kültürü Araştırma Portalına Hoşgeldiniz:
VEHBİ KOÇ'UN BİLİNMEYEN YÖNÜ

vk_001VEHBİ KOÇ’UN BİLİNMEYEN YÖNÜ

"Cami dernek yönetimi Vakıflar’dan ve halktan toplanan paradan 10 Haziran 1930 tarihinde 500 lira, 31 Temmuz 1930 tarihinde de 1500 lira, toplam 2.000 lirayı Halk Fırkası (Cumhuriyet Halk Partisi) emrine verir."

1930 yılında Keçiören “Aktepe Çoraklık Cevizlikır mevkilerinin merkezi mahallinde meydana getirilen Camii şerif ile ve meşruthanenin” yapımı için bir dernek kurulur.
Kurulan bu dernekte Karaahmetzade Hidayet Bey, Tekkelizade Mehmet Bey, Emniyet Şirketi’nden Güllüzade Hüseyin Bey, Topcuzade Mehmet Bey, Koçzade Vehbi Bey (Vehbi Koç), Mimar Mehmet Naili Bey, Şehir Emaneti Mümeyyizi, Alacaatlızade ve Ziraat Bankası Veznedarı Hacı Bey görev alır. Dernek gelir-gider defterini de Hamamcızade, Ovacıklı Hasan Çavuş (Hasan Hilmi) ve Hocazade Halid Bey tasdik ederler.
Kurulan derneğin teberru ve tahsis yoluyla 12.643 lira 90 kuruş geliri olur. Bu rakamın 5.000 lirası Evkaf İdaresi’nden, 699 lira 74 kuruşu Koçzade Vehbi Bey’den alınır. Ayrıca Vehbi Bey caminin inşaatına parası ile inşaat malzemesi verir.
 
KAZAN: TURASAN BEY MEMLEKETİ
tekkee_8
DUMAN AĞA OĞLU TURASAN BEY
Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Ankara Milletvekili Yılmaz Ateş, Ankara'nın Kazan ilçesine Türkiye'nin ilk kadın milletvekili olan ''Satı Kadın'' ismiyle bir üniversite kurulması için TBMM Başkanlığı'na bir kanun teklifi sunduğunu öğrendik.
Sayın milletvekilimizin verdiği kanun teklifi gerekçesinde bulunmayan bazı önemli hususlara Kazan ilçe kültür coğrafyasını bir nebzede olsa bildiğim için kısa da olsa değinmek istedim.
Kazan ilçesinin kuruluşu yeni olmasına rağmen, bulunduğu coğrafyanın jeolojik özellikleri bölgede zengin doğal ve kültürel mirası barındırır.
Hızır, Balaban ve Karyağdı dağlarının yamaç vadilerinde bulunan orman bakiyesi alanlar, hayvan fosil yatakları  ile “sinap” alanı bu jeolojik zenginliğin bulunduğu sahalardır. Ayrıca aynı bölgelerde bulunan işletilen ve işletilmeyen maden sahaları ile “Trona” yatakları bölgenin yer altı zenginlikleridir.
Kocadere ve Kurtboğazı derelerinin birleşmesiyle meydana gelen Ova Çayı vadisi Selçuklu döneminde coğrafi yapısı dolayısıyla “Murtad Ova”, Osmanlı döneminde de “Murtazaabad” adını almış. Güvenç, Bağlariçi, Asar, Kuloğlu, Karanlık, Kilise, İymir, Hamam, Dutözü, Han, Akçaören, Abdullah, Kınık, Sovucak ve Yılgın dereleri de bu ovayı beslemiş.
 
ANKARA'NIN KARA EYLÜLÜ...

dua.1ANKARA'DA ERMENİ ÇETELERİ VE 1919 EYLÜLÜ...

İngiliz birliklerinin 1919 yılı başlarında Ankara'ya gelmesiyle, diğer illerde bulunan Ermeniler ile Osmanlı hudutlarının dışından Anadolu’ya sızan çetelerin büyük bir bölümü Ankara gelmeye başlar. Böylece Doğu'daki Ermeni katliamı bu kez Ankara'nın ilçelerinde görülür. İlk Ermeni katliamı haberi Keskin'den gelir. Ancak bu çeteleri Ankara'da durduracak bir güç bulunmadığından, ayrıca İngilizler de, bu işe karışmadıklarını tutumları ile belli ettikten sonra, Ankara'da küçük bir koloni halinde yaşayan Ermeni azınlığı taşkınlıklara başlar. İngiliz işgal kuvvetleri de bunlara yardımcı olur.

İngilizler'in Ankara'daki ilk uygulamaları, zorla göçü gerçekleştiren veya bu göç olayına alet olan tanınmış Türk aile reislerinin yargılanması için bir mahkeme kurmaları şeklinde olur. Mahkeme üyelerinin çoğunluğunu da Ermeniler oluşturur. Türkler'in yargılanmaları, ne olduğu belirsiz mahkemelerde yapılmaya başlanır. Mahkeme, yargılanan Türkler'in bir bölümünü cezaevine kapatırken, bir kısmını da işgal kuvvetleri mahkemelerine gönderir. Ankara'dan İstanbul'a nakletme işlemi de İngilizler tarafından yapılır.

 
TARİHİ TÜRBELER YAĞMALANIYOR...
yeni_198yeni_201hacturul_baba_trbesi_36

HACI TUĞRUL BABA, OĞUL BEY'İN ATASIDIR...

Anadolu Selçuklularının son dönemlerinde Çile Dağı'nın güney yamaçlarında zaviye (tekke/dergâh) kurarak, yol güvenliğini sağlayan, insanları irşad eden ve bölgeyi iskana açan Türkmen gazi-dervişlerindendir. 2007 yılında "Tarih İçinde Polatlı" kitabını yayına hazırlarken türbeyi ziyaret ettiğimizde üzücü bir manzara ile karşılaştık. Bu manzarayı Türkiye'de görmek daha da vahim. Allah dostu bir velinin mezarı altın aramak için kazılıyor...(!)

 
ANKARA'DA BİLİNMEYEN EVLİYA...

tekke_ky_3tekke_ky

Ahi Çomak hazretleri zaviyesine ait mezarlar ve Elmadağ-Tekke Köyü (2005).

ANKARA’NIN “AHİ” BÜYÜKLERİNDEN “AHİ ÇOMAK” HAZRETLERİNİN
ZAVİYESİ VE TÜRBESİ ELMADAĞ-TEKKE KÖYÜ’NDE…
Elma Dağı’nın güney yamaçlarında bulunan Tekke Köyü/Mahallesi’nde bulunan türbe ve zaviye yapısı kalıntılarının “Ahi Çomak” hazretlerine ait olduğu uzun süren araştırmalarımız sonucunda tespit edildi.
Bugüne kadar Ankara Tarihi üzerine yazılan eserlerde sadece adı zikredilen ve yeri bilinmeyen “Ahi Çomak Zaviyesi”nin yeri tespit edildi.
 
ESYAV'DAN BİR KÜLTÜR HİZMETİ
khamam
“GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE KIZILCAHAMAM VE ÇAMLIDERE”
İSİMLİ PRESTİJ YAYINIMIZ ÜZERİNE
Bilindiği gibi Kızılcahamam ve Çamlıdere ilçeleri tarihi “Yabanabad” kazası coğrafyasında kurulmuş ilçelerimizdir. Her iki ilçenin coğrafyası da antik çağlardan itibaren sayısız medeniyetlere ev sahipliği yapmış, günümüzde de bu kültürlerin arkeolojik miraslarını da halen sergilemektedir.
Arkeolojik alanların zenginliği yanında doğal güzelliklere sahip olan Kızılcahamam ve Çamlıdere ilçeleri aynı zamanda Ankara ilinin oksijen ve su kaynağıdır. Başkentin içme suyu ihtiyacı bu coğrafyada bulunan barajlardan karşılanmaktadır. Türkiye’mizin ikinci Milli Parkı olan “Soğuksu”, her iki ilçe arasında ortak sınır teşkil eder. İnsanların hafta sonu dinlenme ihtiyaçlarını karşılayan “Tabiat Parkı” sayısı da bölgemizde fazladır. Doğa sporları için önemli vadi ve kanyonlara sahiptir.
Yer bilimi olarak adlandırılan ve dünyanın oluşumu hakkında önemli ip uçları veren jeolojik alanlarda bölgemizde bulunmaktadır. Güvem bölgesi, Soğuksu Milli Parkı, Pelitçik fosil ormanı gibi.
Ankara coğrafyasında en fazla yaban hayatının türleri de ormanlarımızda hayatını sürdürmekte ve nesli tükenmekte olan hayvanları da barındırmaktadır. Ayrıca bölgemizde avcılar için özel “avlak”lar bulunmaktadır.
Yeşilin ve mavinin hakim olduğu bölgemizde sayısız bitki türleri bulunmakta ve her mevsim ayrı ayrı bu güzellikler görülebilmektedir. Ankara ilinin en fazla orman alanına sahip bölgesi durumundayız.
Günümüzde sağlık ve kültür turizminin önemli kaynağı olan jeotermal kaynaklar ve “kaplıca”lar da bölgemizde bulunmaktadır. Ayrıca maden suyu ve doğal kaynak suları ile de ayrı bir zenginlik sergiler.
Zengin doğal ve kültürel mirası coğrafyasında sergileyen bu iki ilçemizde yaşanmış tarihi bakımından da zengindir. Yaşanmış bilinen tarihi insanoğlunun varlığı ile yaşıttır dememiz abartılı olmaz. Taş devrinden itibaren bölgede insanoğlunun yaşadığını gösteren bulgular  araştırmalarda tespit edilmiştir. Çeçtepe Köyü civarı buna en güzel örnektir.
Bölgeye Müslüman Türk Oğuz boylarının yerleşmesi ile “Yaban Ovası” adı zaman içinde “Yabanabad” adı alarak şenlendirilir, mamur edilir. “Horasan eri” dediğimiz alp-erenler, dervişler ve Türkmen beyleri de bu iskana öncülük ederler. Kırmızı Ebe, Oruç Gazi,Yuva Şeyh, Ulu Bey, Binari Bey, İskender Bey, Turasan Bey, Paşacık, Baba Kıbel, Hasan Şeyh, Şeyh Aziz ve Şeyh Abdurrahman bu önder kişilerden bazılarıdır. Ayrıca adaleti ile insanlık tarihine örnek olan İkinci İslam halifesi Hazreti Ömer (r.a)’in soyundan Şeyh Ali Semerkandi hazretleri manevi emir üzerine Çamlıdere’ye gelerek Oğuz Türkmenlerini irşad etmiş, kutsal ve mübarek sayılan şifalı “Sığırcık Suyu”nu bizlere miras bırakmıştır.
 
ANKARA'DA BİLİNMEYEN TARİHİ MEZARLIK...
IMG_0023
Tarihi Kırklar Kabristanı (Mayıs 2005)

KIRKLAR (KADILAR) KABRİSTANI:
Ankara şehir merkezinde, Ankara Kalesi’nin doğusunda, Atpazarı semtine yakın, Demirtaş Mahallesi, Yazbaşı Sokağı’nda ve Mollabüyük Camii’nin güneyinde bulunan tarihi mezarlık, halk arasında “Kırklar Mezarlığı” olarak ta anılır. Anadolu Selçukluları döneminden itibaren defin yapılan mezarlık, Ankara’nın en eski kabristanı olup, fazla bilinmemektedir. Ankara turizm rehberlerinde adından hiç zikredilmez ve tanıtım tabelası da yoktur. Ankara ile ilgili yayınlarda da adından bahsedilmez.
Kadılar Kabristanı’nı bizlere ilk tanıtan ve araştırma yapan merhum Mübarek Galib’tir. 1924 yılında Mübarek Galib “Ankara Mescidler, Camiler, Mezarlıklar, Kitabeler” isimli eserinde bu kabristan hakkında şu bilgileri verir:
 
<< Başlangıç < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 Sonraki > Son >>

Sayfa 7 / 8

Abdulkerim Erdoğan

a_01
a_picasa
a_fottom
a_tv

Abdülkerim Erdoğan Eserleri

asemerk
180x256-images-stories-Untitled-1

Ziyaretçi Durumu

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün138
mod_vvisit_counterDün299
mod_vvisit_counterBu Hafta437
mod_vvisit_counterBu Ay1130
mod_vvisit_counterToplam163591

Son YORUMLAR

  • İvedik
    Köyümüzle ilgili daha detaylı bilgiye hangi kitabı...
  • Yağcıhüseyin
    Öcelikle bir Ankaralı olarak böyle bir web sitesi ...
  • Karailyas
    BEN KARAİLYAS KÖYÜNDENİM BENİM KÖYÜM ANCAK BU KADA...
  • İnceöz
    ÇALIŞMALARNIZDA N DOLAYI ÇOK TEŞEKKURLER ELLERİZE ...
  • CİBİLLİ DEDE
    ELİNİZE SAĞLIK SAĞOLUN. BU GÜZEL VATAN KIYMET BİLE...