Skip to content
AnkaraSevdam // Ankara Tarihi ve Kültürü Araştırma Portalına Hoşgeldiniz:
BEYPAZARI İLÇESİ

BEY.jpg

BEYPAZARI İLÇESİ

Ankara şehir merkezine uzaklığı 100 km. dir. Ankara’nın batısında yer alan Beypazarı’nın doğusunda Ayaş ve Güdül ilçeleri, güneyinde Polatlı ilçesi, güneybatısında Eskişehir ili Mihalıççık ilçesi, batısında Nallıhan ilçesi, kuzeyinde Bolu ili Kıbrısçık ilçesi bulunmaktadır. Yüzölçümü 1868 km2dir.

Beypazarı tarihi seyir içinde bir çok medeniyetlere ev sahipliği yapmış ve günümüzde ilçe hudutları dahilinde antik yerleşmeler, eserler bulunmaktadır.

Tabanlıoğlu Çiftliği yakınlarında antik kaynaklarda “Peium” olarak geçen bu kale yerleşim Tolistobogoii yerleşmelerinden olup, kale duvarları Helenistik dönem duvar işçiliğinin en güzel örneği olduğundan, “Kral Deiotarus’un Hazinesi” diye bilinmektedir. Galat şehirlerinden olan “Lagania” (Anastasiopolis) Dikmen Köyü’nün 8 kilometre kuzeyindedir. Adaviran Köyü, Bağözü mevkiinde Geç Roma Erken Bizans Dönemine ait “nekropol alanı”; Tacettin Köyü, Dedeninöz mevkiinde höyük; Boyalı Köyü’nde Roma dönemi “antik mezarlık”; Tahirler su deposunun bulunduğu yerde, su künkleri, pişmiş toprak parçaları; İnözü Vadisi’nin iki yakasında kaya yüzeylerine oyulmuş kaya oyuklarının bir çoğu insan eliyle işlenmiş olup, Roma devrinden itibaren kullanılmıştır. Bazı kaya odaları ise yeniden işlenip fonksiyon verilmiş ve ön kısımlarına horasanlı kireç harçla taş duvar örülmüştür. Bu bölümler Erken Bizans dönemine tarihlenmektedir. Kapadokya Bölgesinde bulunanlar gibi gizli toplanma ve ibadet yerleri olarak kullanılmıştır. İncepelit Köyü’nde Eski Hitit ve Erken Frig dönemine ait örenyeri; Kızılcasöğüt Köyü’nde Geç Roma ve Bizans dönemi yerleşmesi; Tahirler Köyü’nde Frig Dönemine ait olduğu düşünülen sur kalıntıları; Tahirler Köyü’nün 2 kilometresinde, yolun sol tarafında Kiliseler mevkiinde iki adet kilise kalıntısı; Fasıl Köyü, İnler Tepesi’nin güney yüzünde “kilise mağara”lar yer almaktadır. Köst köyü, Asar mevkiinde Eski ve Orta Tunç çağlarına ait ören yeri; Kuyucak Köyü’nde Bizans Dönemine ait örenyeri yeri ve mezarlık; Fasıl Köyü’nde Roma dönemi “Maltepe Höyüğü”; Oymaağaç Köyü’nün içinde Eski ve Orta Tunç Çağlarına ait höyük; Tacettin Köyü’nde Çayırözü düzlüğünün kuzeyinde doğal kayalarla kaplı hakim bir tepede yerel granit taşlarla yapılmış duvar kalıntıları; Kuyumcu Tekke Köyü’nde “Yağmurkayası Tümülüsü”; Üreğil Köyü’nün kuzeybatısında, Avdan Çayırı mevkiinde Bizans mezarlarından oluşan nekropol alanı; Üreğil Köyü’nün 1 kilometre güneyinde, Roma ve Bizans dönemlerine ait mezarlık; Yalnızçam Köyü, Kepir mevkiinde, Roma dönemine tarihlenen Galat Kalesi veya Garnizonu bulunmaktadır. Tahihi antik “Roma Yolu” üzerinde bulunan ilçe Bizanslılardan Müslüman Türklere geçer.

hrkatepe-gazi_gndzalp_trbesi_8

Oğuz Türkmen boylarının iskan bölgesi olmuş, Selçuklu döneminden itibaren devamlı bir Türk şehri olarak kalmıştır. Selçuklu Sultanlığı'nın kendilerine yurt olarak yer gösterdiği bu Türk boyu, Gazi Gündüzalp yönetiminde ilk önce Ankara civarına yerleşmiştir. Osmanlı Devleti'nin kurucusu olan Osman Bey'in dedesi Gazi Gündüzalp'in mezarının Beypazarı'nın Hırkatepe köyündedir.

İlçe merkezinde Akşemsettin Camii, Baloğlu Camii, Hoca Kiriş (Abbaszade) Mescidi, İmaret Camii, İncili Camii, Kurşunlu (Evsat Hoca) Camii, Sultan Alaattin Camii, Tabakhane Camii ve Yeni Camii gibi tarihi ve mimari kıymeti olan dini yapılar bulunmaktadır.

Boğazkesen, Karaca Ahmet, Kara Davut, Kaygusuz Abdal, Gazi Gündüz Alp, Dağşeyhler, Seydi Yusuf, Yediler, Hacı Ali Baba, İmirze Baba türbeleri; İvaz Baba (Ayvaşık Dede) ve Halveti Mehmed Efendi ziyaretgahı; Nasuh Paşa (Sulu) Hanı, Beyoğlu Hamamı, Rüstem Paşa Hamamı, İnözü deresi’nin üzerinde Hacılar Köprüsü, Mundarcı deresi köprüsü, tarihi “Taş Mektep” ve geleneksel mimariye sahip sayısız evleri ve konakları ile ilçe, “yaşayan ve korunan bir kültür hazinesi”dir.

Osmanlı döneminde ilçe ve köylerinden ilim tahsil ederek, “çelebi”, “müderris”, “kadı”, “şair” ve “alim” olan bir çok şahsiyet yetişir.

Osmanlının ilk dönemlerinde ilçe Hüdavendigar (Bursa) Sancağı'na bağlanır. Evliya Çelebi, Seyahatnamesi'nde 1638 yılında Beypazarı'ndan şöyle bahseder:

“...Haftada bir gün güzel süslü bir pazar kurulup, bütün kıymetli eşyalar bulunur. Halkının uğraşları tiftik keçisi olduğundan, pazarında sof çok satılır. Müşterisi vardır. Senede bin kantar sof ipliği satılır. Sofu olmaz fakat güzel mümeyyizi olur. Pazarına her hafta etraf köylerinden on bin insan toplanır. Şehir Anadolu toprağından Engürü sancağı hududunda olup, İstanbul'da kim Şeyhülislam olursa ona has olur. Padişah hasından ayrılmadır. Müftü tarafından hakimi subaşısıdır. 150 akçelik kazadır. Senelik kadısına yedi kese gelir getirir. Damga emini, Sipahi Kethüda yeri ve Yeniçeri Serdarı vardır. Fakat kale ağası ve neferi yoktur. Kalesi bir dere içinde olup, iki tarafı balık sırtı gibi kaya üzerindedir. Genişliğini bilmiyorum. Aşağıda şehir iki geniş dere içinde olup 20 mahalle 41 mihraptır. Fakat öyle mükellef camileri yoktur. Çarşı içinde cami güzeldir (Paşa Camii). Hepsi 3060 tane iki katlı evleri vardır. Duvarları kerpiçtendir. Yüzeyleri tahta ile kaplıdır. Medrese Darulhadis ve Darulkurrası vardır. Çünkü talebe bilginleri çoktur. Medreseleri kargir değildir. 70 adet çocuk mektebi vardır. Çocukları gayet temiz ve olgun olup, 700' ün üzerinde hafızı vardır. Bir Şeyhülislamı var ki; bütün bilginler onunla ilmi tartışmaya girmekten acizdirler. Nakibüleşrafı fadıl değil fakat, gayet cömert bir kimsedir. Halkının çoğu bilginlerdir. Hepsi renk renk sof giyerler. Türk şehri olduğundan halkı Oğuz taifesidir. Yani Türk kavmi demenin güzel bir ifadesidir. Yedi tane hanı vardır. Çarşı içindeki güzel bir han yanmıştır. Hamamları, 600 dükkanı vardır. Çarşıda kasaplar içinden akan dere kenarında hafta pazarı olur. Dere burada şehrin aşağı tarafından akarak bir nehir vasıtası ile Sakarya'ya dökülür. Şehir yüksek yerde olduğundan caddeleri kumsalca ve kaldırımsızdır. Halkı garipsever ve cömert kişilerdir. Kadınları gayet edepli ve akıllı olurlar. Bağ ve bahçesi çoktur. Bostanlarından bir çeşit kavun olur ki lezzetinden adamın damağı yarılır. Misk ve hamamber gibi kokusu vardır. Şehir halkının çoğu bu kavundan zerde pişirir. İçine tarçın ve karanfil korlar. Muaviye'nin icat ettiği zerdeden tatlı bir zerde olur. Bir çeşit yeşil armudu olup, yuvarlak olduğu gibi dördü beşi de bir okka gelir. Gayet hoş ve suludur. İstanbul'a nice bin kutu armudu pamuklar içinde hediye gider. Bu armudun eşini acem diyarından başka yerde görmedim. Bir çeşit siyah arpası olur ki, gayet yağlıdır. Ata çok vermekten çekinilmelidir. Sahrasında pirinci olur ki, gayet pişkindir. Velhasıl etrafı geniş, eşyası ucuz ünlü bir şehirdir. Şeyh İvaz dede adında bir de türbesi vardır.”

Beypazarı 1868 yılından itibaren Ankara'ya bağlanır. Osmanlı Devleti'nin toprak rejimi ve askeri sisteminin bel kemiğini oluşturan Tımarlı (Anadolu) Sipahi Merkezleri'nden birisi olan Beypazarı; yöredeki Sipahi Beyi'ne ve ticari, ekonomik hayatın yoğunluğuna istinaden “Beğ Bazarı” diye adlandırılmıştır.

Beypazarı ilçesi havucu, tarihi evleri, gümüş işçiliği ve karasör sanayi ile ünlüdür. Türkiye havuç istihsalinin % 50’si Beypazarı’nda üretilmektedir. Beypazarı’nın eski evleri mimari bakımdan yerli ve yabancı bilim adamları ve turistlerin ilgi odağıdır. Bu evlerin çoğu Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulunca korunması gereken eserler olarak tescillidir. Değişik ve kullanışlı karasör yapımı nedeniyle Türkiye karasör sanayinde söz sahibi olan ilçe, maden sodası ve şifalı suları ile de ünlüdür. İlçe merkezine 15 km. uzaklıktaki Dutlu-Tahtalı Termal tesisleri, içme ve kaplıca suları romatizma, cilt, solunum yolu, iç salgı sistemi, kireçlenme ve metabolizma bozuklukları hastalıkları; 50 km. uzaklıkta Sakarya Nehri kenarında bulunan Kapullu Kaplıcası romatizmal hastalıkları için şifalıdır. Beypazarı maden suyu ise ülke çapında yaygın bir pazara sahiptir.

Kaynak: Abdülkerim Erdoğan, Adım Adım Ankara, Ankara Büyükşehir Belediyesi Yayınları, 2. Baskı, Ankara-2008.

bey.2

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Abdulkerim Erdoğan

a_01
a_picasa
a_fottom
a_tv

Abdülkerim Erdoğan Eserleri

asemerk
180x256-images-stories-Untitled-1

Ziyaretçi Durumu

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün176
mod_vvisit_counterDün310
mod_vvisit_counterBu Hafta785
mod_vvisit_counterBu Ay1478
mod_vvisit_counterToplam163940

Son YORUMLAR

  • Evciler
    Abdülkerim abi çok güzel olmuş.eline sağlık
  • Sarılar
    araştırmalarını z için teşekkürler.bu araştırmalar...
  • Başören Çeltikçi
    Ben buralıyım ama köyümü hic görmedim yaşım 49 büy...
  • İvedik
    Köyümüzle ilgili daha detaylı bilgiye hangi kitabı...
  • Ahmetadil
    köyümün öz geçmişini araştırıyorum bir türlü bulam...