Skip to content
AnkaraSevdam // Ankara Tarihi ve Kültürü Araştırma Portalına Hoşgeldiniz:
Geçmişten Günümüze Kazan

kazantGEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE KAZAN

Abdülkerim EREDOĞAN

KAZAN BELEDİYE BAŞKANLIĞI YAYINLARI-2009

 

Kazan, “köyden metropol ilçe”ye yükselen ilçelerimizden olmasına rağmen, sahip olduğu coğrafyanın bilinen yaşanmış tarihi, insanoğlunun bilinen tarihi ile yaşıttır. Karyağdı, Mire ve Ayaş dağlarının plato düzlüklerinde ve akarsu vadi yamaçlarında yapılan yüzey araştırmalarında insanoğlunun ilk yaşam izlerine rastlanmıştır.

Antik çağlarda ulaşım yollarının geçtiği Kazan ilçesinde, bu çağların kültür mirası olan höyük, tümülüs, kale, su yolu, çeşme, köprü ve düz yerleşmeler bulunmaktadır.

Roma döneminde “Galatia” eyaletinin önemli bir şehri olan “Manegaolus”, Karalar-Asar Dere yatağında kurulmuş,  antik “Roma yolu”nun kuzeybatı güzergahı da bu bölgeden geçmiştir.

Bölgede antik çağlarla ilgili yüzey araştırmaları ve kazı çalışmaları Cumhuriyet’in ilanından sonra başlatılmış, Karalar ve Bitik mahallelerinde yapılan kazılarda çıkan buluntular, Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nde sergilenmiştir. Antik çağlarla ilgili çok sayıda makale ve araştırma yayınlanmıştır. Antik çağların kültür mirasına gösterilen ilgi ve alaka, maalesef Türk tarihine ve kültür mirasına gösterilmemiştir. Bu vefasızlığa rağmen bölgedeki Türk tarihine ışık tutacak kişisel ve kurumsal gayretler neticesinde eserler yayınlanmış ve lisans tezleri hazırlanmıştır.

Numan Göktaş’ın, “Murtaza-abad’dan Kazan’a (Kazan 2003)”, Burhanettin Baykurt’un “Ankara Akıncı Ovası Tarihi ve Kültürü”, Ahmet Nezihi Turan’ın “Yabanabad Tarihini Ararken”, Hüseyin Çınar-Osman Gümüşcü’nün “Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Çubuk Kazası”, Ahmet Yılmaz’ın “19 yy. İlk Yarısında Yabanabad Kazası Sosyal ve İktisadi Durumu” isimli eserler ile Mutlu Yılmaz’ın “Kazan İlçesinin İktisadi Coğrafyası”, Harun Tuncel’in “Kazan İlçesi Doğusu, Ovaçay Vadisinde (Kurtboğazı-Kocaçay Dereleri Arası) Beşeri ve Ekonomik Coğrafya Araştırmaları” isimli yüksek lisans tezleri, bu çalışmalardan bazılarıdır.

2006 yılında, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı adına yayın hazırlığına başladığımız “Ankara Tarihi ve Kültürü Dizisi” çalışmaları esnasında Ankara iline bağlı bütün yerleşmeleri tek tek gezerek, yüzeysel tarama ve fotoğraf çekimi yaparak, bölgede bulunan kültür mirasını tespit ettik. Bu çalışmamız sekiz kitap haline Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nca yayınlandı ve kısa sürede ikinci baskısı da yapıldı. Bu dizinin çalışması sonucunda, Kazan ilçesi coğrafyasında bulunan doğal ve kültürel mirasın zenginliğini tespit ettik. Ayrıca “Tarih İçinde Polatlı” ve “Tarih İçinde Gölbaşı” isimli çalışmalarımızı yayına hazırlarken, Osmanlı dönemi Ankara’sının önemli bir kazası olan “Murtazaabad” ile ilgili belgeleri de tasnif etme imkanı bulduk.

“Anadolu sevdalısı”, hizmet ve kültür eri, Kazan Belediye Başkanı Sayın Lokman Ertürk Bey, “Geçmişten Günümüze Kazan” isimli bir çalışmanın yapılmasını bizlere tevdi edince, büyük istek ve azimle çalışmamıza başladık.

Tarihi Murtazaabad kazasına bağlı köylerin çoğunluğu günümüzde Kazan ilçesine bağlı olup, Sincan, Kızılcahamam, Çubuk, Yenimahalle, Keçiören ve Ayaş ilçelerine bağlı olan köylerde vardır. Ayrıca zaman içinde idari birim olarak görülen “Şorba” ve “Zir” kazaları da günümüz Kazan ilçesine bağlı yerleşmeleri içine almaktadır. Bu idari zenginlik karşısında Osmanlı dönemi araştırmalarında Ankara Sancağı “Merkez”, “Yabanabad”, “Çubukabad”, “Ayaş”, “Şorba”, “Zir” ve “Kasaba” idari birimlerine ait belgelere de başvurduk.

Kaynak ve belge araştırmalarından sonra elde ettiğimiz bilgi ve dökümanlar doğrultusunda Kazan ilçesine bağlı bütün yerleşmeleri (mahalle, köy, mezra) tek tek dolaşarak, elimizde bulunan belgeler doğrultusunda ve mahallinde şahıslarla yaptığımız birebir görüşmeler neticesinde, günümüzde adı değişen, terkedilen ve unutulan tarihi yerleşmeleri tespit etmeye çalıştık. Örnek olarak Osmanlı döneminin “Murtaza Hisarı” (Saray) köyünün yerini verebiliriz. Ayrıca bölgede Türk iskanının öncülerinden, “kolonizatör derviş”lerinden ve gönül sultanlarımızdan “Ahi Mahmud” (Akçaören) ve “Sungur Seydi” (Bitik) gibi.

Osmanlı döneminde bölgede bulunan köyler, genellikle vakıf ve sipahilere ait olduğundan göç hareketliliği fazladır. Onaltıncı yüzyıldan itibaren başlayan isyanlar bölge köylerini etkilemiş, asi ve ayanlık iddiasında bulunan kişilerin barındığı bölge durumuna gelmiştir. Bunun başlıca sebebi ise verimli araziler ile sonradan kurulan büyük çiftliklerdir. Osmanlı belgelerinde bölgede “ayanlık” peşinde koşanların sayısı fazladır. Durum böyle olunca köylerde huzursuzluk artar ve sık sık köylerde nüfus değişimi olur.

Günümüzde Kazan ilçesine bağlı köy ve mahallelerde bulunan Osmanlı dönemine ait eserleri vakıf belgeleri ile karşılaştırarak güncellemeye çalıştık. Özellikle Fethiye ve Yakupderviş camilerinin ahşap ve kalem süslemelerinin aynen korunmuş olmasını görmekde bizleri sevindirdi. Köy ve mahallelerde bulunan tarihi çeşmeler ile konaklar bölgenin kültür ve sosyal hayatının gelişmişliğini gösteren en güzel örneklerdir. Aslında her köy ve mahallede bir konak restore edilip, kültürel fonksiyon kazandırılarak, “köy müzesi” haline getirilmelidir.

En önemlisi ise “Murtad” kelimesinin “Mürted” olarak okunması ve yazılmasının tarih boyunca verdiği yanlış yorumlamadır. “Murtad” kelimesi coğrafi bir terim olarak ele alındığında bu yanlış yorumlama ortadan kalkmaktadır. Kısacası “geride ve geriye giden ova” anlamına gelirken, “dinden çıkan, din değiştiren” ova anlamını almakta ve tarihte mürted olan bir şahsiyet aranmaktadır.
Tarihi kronolojiyi sunarken özet bilgiden detaya inerek, tarih bilgisinin kısa da olsa hatırlanmasını  hedefleyerek, bazı konularda Kazan bölgesi tarihini anlatırken, Ankara genel tarihi esas alarak konu bütünlüğü sağlamaya çalıştık.
Günümüzde Kazan ilçesinin şehir merkezi olan Kazan Köyü’nün isminin kaynağı hakkında söylenen sözlü rivayetlerin çeşitliliği, aslında bölgenin tarihi zenginliğini göstermektedir. Biz bu sözlü rivayetleri değerlendirerek, tarihi olaylarla da karşılaştırarak, Osmanlı döneminde kullanılan ve öz Türkçe olan ”Kazgan” kelimesinin zaman içinde “Kazan”a dönüştüğünü gördük. Kazan (Kazgan), Anadolu’da bulunan Türkmen Yörükleri arasında çeltik ekilen yer, iki akarsuyun birleştiği yer, küçük gölcük anlamında da kullanılmaktadır.
Kazan ilçesinde bulunan yerleşmelerde (köy ve mahalleler), Ankara bölgesi Türkmen Yörük kültür ve geleneği halen sürdürüldüğüne de şahit olduk.
“Ankara Sevdalısı” ve Kazan Belediye Başkanı Sayın Lokman Ertürk Bey’e, bu eseri Kazanlılara ve milli kültürmüze kazandırdığı için teşekkürlerimizi sunarken, çalışmalarında başarılar dilerim.

Abdülkerim ERDOĞAN

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Abdulkerim Erdoğan

a_01
a_picasa
a_fottom
a_tv

Abdülkerim Erdoğan Eserleri

asemerk
180x256-images-stories-Untitled-1

Ziyaretçi Durumu

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün25
mod_vvisit_counterDün332
mod_vvisit_counterBu Hafta25
mod_vvisit_counterBu Ay718
mod_vvisit_counterToplam163180

Son YORUMLAR

  • İvedik
    Köyümüzle ilgili daha detaylı bilgiye hangi kitabı...
  • Yağcıhüseyin
    Öcelikle bir Ankaralı olarak böyle bir web sitesi ...
  • Karailyas
    BEN KARAİLYAS KÖYÜNDENİM BENİM KÖYÜM ANCAK BU KADA...
  • İnceöz
    ÇALIŞMALARNIZDA N DOLAYI ÇOK TEŞEKKURLER ELLERİZE ...
  • CİBİLLİ DEDE
    ELİNİZE SAĞLIK SAĞOLUN. BU GÜZEL VATAN KIYMET BİLE...