| Subaşı |
|
SUBAŞI Eski adı “Kötek” olan köy, ilçe merkezine 37 km uzaklıkta ve Polatlı ilçe sınırına yakındır. Gölbaşı-Haymana karayoluna ise 18 km mesafededir. Çayırlı, Ücret, Şerefli, Deveci ve Hallaçlı köyleri ile komşudur. Bölgede bulunan yeraltı kaynak sularından beslenen Kurtboğazı deresi Sarıömerli deresi ile birleşerek Babayakup deresine karışır. Babayakup deresi de Malıköy yakınlarında Ankara Çayı’na karışır. Dere yatağında antik çağlara ait yerleşme yeri olan Kaletepe ören yeri bulunmaktadır. Bu akarsu vadisi bağlık ve bahçeliktir.
Köyün ilk yerlileri Haymana’nın Şerefligökgöz Köyü’nden gelen ailerlerdir. “Mamalı” aşiretinin bir kolu olan “Şerefli” aşireti konar-göçer Bozulus Türkmenlerindendir. Ankara bölgesinde yoğun olarak Koçhisar ilçesinde bulunan bu cemaat mensupları, 1755 yılında yönetim anlaşmazlığına düşerler. Bu olay üzerine dönemin Kadısı Şerefli aşiretinin Rakka’ya sürgün edilmesini teklif eder. Bu olay üzerine aşiret mensupları köylerini terk ederek, Ankara’nın değişik bölgelerine yerleşir. Şerefligökgöz cemaati mensupları, bir müddet İmam Muhammed Bakır, Zeyn-el Abidin ve Şeyh Selahaddin sülalesine mensup olan “Şeyhbuzunlu” aşiretinin yönetimine, daha sonra da Haymana kazasına bağlanır.
Günümüzde köyde Battallar, Alikahyalar, Bozahmetli, Cozomarlar, Alikocaoğulları, İmamlar, Hopuklar ve Macarlar sülaleleri bulunmaktadır. Ayrıca üç hane de Çerkez aile vardır. Osmanlı dönemi alimlerinden Musa Mecdi Efendi bu köyde doğmuştur. Musa Mecdi Efendi’nin evlatları “Daldaloğlu” soyadını almıştır. “Daldal”lar ailesinden geçmişte ve günümüzde siyasetçi, yönetici, ilim adamı ve bürokrat yetişmiştir. Ankara Eski Milletvekili ve valilerden Mehmet Fevzi Daldal, Haymana Eski Belediye Başkanı Bekir Fahri Daldaloğlu ve Prof. Dr. Orhan Daldal bu sülaledendir.
Başbakanlık Vakıflar Genel Müdürlüğü Vakıf Kayıtlar Arşivi’nde bulunan “Mustafaoğlu Hacı Ebubekir Ağa Vakfı”na ait 11 Zilkade 1289 (11 Ocak 1873) tarihli vakfiyede, Haymana kazasına bağlı Şerefli Köyü ahalisinden, es-Seyyid el-Hac Ebubekir Ağa ibni Mustafa bini Ebubekir, Kötek Köyü’nde bir mescid yaptırır. Mustafaoğlu Hacı Ebubekir Ağa, bu caminin imamına ve diğer giderlerine sarf edilmek üzere bir vakıf kurar. Kürt Mehmed zade es-Seyyid el-Hac Abdurrahman Ağa ibni es-Seyyid Hüseyin’i de bu vakfa mütevelli tayin eder. Doğal ve kültürel zenginliklere sahip olan Subaşı Köyü’nde, 1896 tarihli bir çeşme bulunmaktadır. Ayrıca “köy odası” geleneği halen sürdürülmektedir. Yemek kültürü de zengin olan yerleşmede yarma ve pirinç aşı, topalak, kabak çiçeği, efelek, kelemdolması, mıhlama, bulgur pilavı, yoğurtluhamur, tirit, çilbir, erişte, yemekleri, katmerli, bazlama, şebit, çörek, ve omaç gibi hamur işleri, sütlü, helva, baklava, haside, kabak tatlısı, incir uyutması gibi tatlılar ile çökelik, hoşaf, hedik, kavurga ve çemeni meşhurdur. Verimli ve sulu araziye sahip olan köyde, kuru ve sulu tarım yapılmaktadır. Bahçeleri ile meşhur olan yerleşmede sebze üretimi yapılır ve meyve yetiştirilir. Koyun ve sığır sayısı da oldukça fazladır. Mahalle statüsünde olup, 1975 yılında 532 nüfuslu olan köy, 2000 yılı nüfus sayımında 376 nüfusludur. Hacı Ebubekir Ağa Camii: Subaşı Köyü’nde bulunan cami, Haymana kazasına bağlı Şerefli Köyü ahalisinden es-Seyyid el-Hac Ebubekir Ağa ibni Mustafa bini Ebubekir tarafından 1872 yılında yaptırılmıştır.
Vakıflar Genel Müdürlüğü Arşivi’nde, 585 numaralı defterin 235. sayfa 174. sırasında kayıtlı “Mustafaoğlu Hacı Ebubekir Ağa Vakfı”na aid 11 Zilkade 1289 (1872) tarihli vakfiyeye göre es-Seyyid el-Hac Ebubekir Ağa, Kötek (Subaşı) Köyü’ne yeni bir cami yaptırır. Bu camide Cuma ve beş vakit namaz kılınması için zamanın Padişahı’ndan izin alır, ayrıca ikibin kuruş para vakfeder. Bu vakıf için Kürt Mehmedzade es-Seyyid el-Hac Abdurrahman Ağa ibni es-Seyyid Hüseyin’i mütevelli tayin eder.
Vakfiyenin tanziminde ise şu kişiler şahittir: Şerefli Köyü’nden Dede Ağa bini Mustafa, Balta Mehmed Ağa bini Osman, Ali Yaroğlu Ali Efendi ibni Mustafa, Mustafa Ağa bini Ali, Kürt Mehmed Ağa, Dede Hacı Beşe Ağa.
Cami, düz bir alanda, kaba yonu taşı ile yapılmış, dikdörtgen planlı, çatılı bir yapıdır. Minaresi ve son cemaat yeri sonradan eklenmiştir. Kabarık derzli duvarlarda köşelerde şaşırtmalı kesme taş ve pencerelerin üstünde yapıyı dolaşan yuvarlak bir silme, yöreye göre farklı uygulamalardır. Kuzey hariç her cephede ikişer adet kemerli pencere vardır. Doğudaki betonarme son cemaat yeri içindeki basık kemerli bir kapı ile girilen cami hariminin kuzeyinde, sonradan eklenen mahfel yer alır.
Çıtalı ahşap tavanın ortasında kare bir göbek vardır. Tavan, kenarlardan silmelerle yükseltilmiştir. Ahşap minber sade olmakla birlikte aynı dönemin ürünü, cami içi ile uyumludur.
Caminin alçı mihrabı dıştan yazı ve bitkisel motiflerle çevrilmiştir. Nişin üstü mukarnaslı olup, tepesinde palmet şeklinde çıkıntılar vardır. Duvarlar düz sıvalıdır. Cami daha sonraki yıllarda onarım görmüştür. Subaşı Köyü Çeşmesi:
Abdülkerim Erdoğan, Tarih İçinde Gölbaşı, Gölbaşı Belediyesi Yayınları, Ankara. |









![]() | Bugün | 312 |
![]() | Dün | 380 |
![]() | Bu Hafta | 2865 |
![]() | Bu Ay | 8157 |
![]() | Toplam | 200161 |
| HakkımızdaHizmetlerimizReferanslarReyhan Yayınları |
Copyright © 2005 - 2012 Ankarasevdam // Ankara Tarihi ve Kültürü Portalı.
Designed by JoomlArt.com
Joomla! is Free Software released under the GNU General Public License.