| KAZAN: TURASAN BEY MEMLEKETİ |
|
DUMAN AĞA OĞLU TURASAN BEY
Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Ankara Milletvekili Yılmaz Ateş, Ankara'nın Kazan ilçesine Türkiye'nin ilk kadın milletvekili olan ''Satı Kadın'' ismiyle bir üniversite kurulması için TBMM Başkanlığı'na bir kanun teklifi sunduğunu öğrendik.
Sayın milletvekilimizin verdiği kanun teklifi gerekçesinde bulunmayan bazı önemli hususlara Kazan ilçe kültür coğrafyasını bir nebzede olsa bildiğim için kısa da olsa değinmek istedim.
Kazan ilçesinin kuruluşu yeni olmasına rağmen, bulunduğu coğrafyanın jeolojik özellikleri bölgede zengin doğal ve kültürel mirası barındırır.
Hızır, Balaban ve Karyağdı dağlarının yamaç vadilerinde bulunan orman bakiyesi alanlar, hayvan fosil yatakları ile “sinap” alanı bu jeolojik zenginliğin bulunduğu sahalardır. Ayrıca aynı bölgelerde bulunan işletilen ve işletilmeyen maden sahaları ile “Trona” yatakları bölgenin yer altı zenginlikleridir.
Kocadere ve Kurtboğazı derelerinin birleşmesiyle meydana gelen Ova Çayı vadisi Selçuklu döneminde coğrafi yapısı dolayısıyla “Murtad Ova”, Osmanlı döneminde de “Murtazaabad” adını almış. Güvenç, Bağlariçi, Asar, Kuloğlu, Karanlık, Kilise, İymir, Hamam, Dutözü, Han, Akçaören, Abdullah, Kınık, Sovucak ve Yılgın dereleri de bu ovayı beslemiş.
Mamur, şenlenmiş, abad olmuş, bereketli ve övülmüş anlamına gelen Murtazaabad ovasının can damarı olan Ova Çayı ise günümüzde kum ocaklarının ve sanayi kuruluşlarının kurbanı olmuş, akan suya hasret kalmıştır. Ova Çayı vadisi köyleri Osmanlı döneminde Ankara, Amasya ve Bursa medreselerinin vakıflarının en büyük gelir kaynağı olmuş, tarihi Piri Paşa Camii de o dönemin günümüze ulaşan hatırasıdır (Murtazahisarı köyü/Saray Mahallesi).
Hızır Dağı yamaç eteklerinde taş devrine ait el yapımı taş aletler bulunmuş, Karalar Mahallesi “Asar Kale” ve yerleşmeleri, Bitik Mahallesi “Bitik Höyük” ve sayısız höyük, ören yeri, mağara ise sonraki dönemlerin günümüze ulaşan kültür mirasıdır. Örencik, Yassıören, İçören, Karaören ve Akçaören gibi köy isimleri de bu medeniyetlerin hatırasını yaşatır.
Bölge Oğuz Türkmen boylarının iskan edildiği, “Horasan meşrepli” gazi dervişler ile “fütüvvet ehli” ahilerin zaviyeler (tekke/dergah) kurduğu bir Türkmen diyarıdır. Şeyh Bahşayiş, Sungur Seydî, Çavuş Derviş, Şeyh Aziz, Mehdi Şeyh, Aydın Şeyh, Güvenç Şeyh, Ahi İsmail, Ahi Mahmud, Mahmud Şeyh, Şeyh (Seydi) Ali ve Şeyh Ahmed bu dervişlerden bazılarıdır.
Ahi İsmail Köyü (Ahi), Sancar, Kayı, Kınık, Alpagud, Emirgazi, Aydın, Peçenek, Karalar, Kılıçlar, Çimşit, Güvenç, Mehdi Şeyh (Kumpınar) ve Yakupderviş gibi köy isimleri de Oğuz boylarının hatırasıdır.
En önemlisi bir Türkmen beyi olan Duman Ağa oğlu Turasan Bey ve yeğeni Hızır Bali (Yeğen Bey)’dir. Günümüzde Tekke köyünde türbesi ve camisi bulunan Turasan Bey, Ankara Sancağı’nın önemli tımar beylerinden olup, sahip olduğu köyler “Turasan Bey Memleketi” olarak anılır. Turasan Bey, yaptırdığı zaviyenin vakfiyesine şu ifadeleri yazdırır:
“Zaviyenin kapısı daima açık bulunacaktır. Giren girer, çıkan çıkar. İsteyen misafir olur gider, dileyen mücavir olarak kalır. Geceyi geçirmek isteyen yatar, gitmek isteyen gider. Oradan misafir kovulmaz, azarlanmaz, men olunmaz, nasıl isterse öyle yapar. Misafire tabi olunur.”
Turasan Bey’in erkek evladı olmadığı için vakıflarına yeğeni Hızır Bali’yi yönetici tayin eder. Hızır Bali, Ankara’da Ak Medrese’yi ve Yeğen Bey Camii’ni yaptırır. Hacı Bayram-ı Veli hazretlerinin dergâhının giderleri için Orman Çiftliği’ni vakfeder. Günümüzde Yeğenbey Vergi Dairesi adını bu tarihi şahsiyet olan Hızır Bali’den alır.
Günümüzde Kazan ilçesinin Orhaniye, Yakupderviş, Cimşit ve Fethiye mahallelerinde bulunan tarihi camiler Osmanlı mimarisinin güzel örneklerinden bazıları olup, bölgede çok sayıda da tarihi çeşme bulunmaktadır.
Tarihe ve geçmişe saygı gereği Bitik mahallesinde Sungur Seydi, Kumpınar mahallesinde Mehdi Şeyh, Alpagud mahallesinde Şeyh Bahşayiş ve Akçaören mahallesinde Ese Dede (Ahi Mahmud) hazretlerine ait mezarların onarılarak birer türbe yapılması vefa borcu olsa gerek.
Kazan ilçesi ile ilgili hazırladığımız “Geçmişten Günümüze Kazan” isimli eserde daha geniş bilgi bulunmaktadır. Kültür ve tarih sevdalısı olan Belediye Başkanımız sayın Lokman ERTÜRK ve kadrosuna da ilgili kurumların maddi destek vermesi gerekir. Özellikle sayın başkanımızın Kazan ilçesinde kurmak istediği “Açık Hava Müzesi” ile diğer kültürel projelerine toplum olarak her türlü desteği vermemiz gerekir.
Kurulacak üniversitenin yeri de kesinlikle Ova Çayı vadisi olmaması gerekir. Çünkü vadi tabanı birinci sınıf tarım arazisine sahip olup, gelecek nesillerin hakkıdır. Yer için Karyağdı ve Ayaş Dağları’nın ovaya bakan yamaç plato düzlükleri seçilmelidir.
Üniversitenin adı ise tarihe ve geçmişe saygı gereği “Turasan Bey Üniversitesi” olmalıdır. Çünkü Turasan Bey vakıflarının amaçları arasında eğitim, sağlık, yardımlaşma ve sosyal dayanışma, şehirleşme vardır. Ayrıca Ankara’da ilk medreseyi kuranlardan biriside Melike Hatun’dur. Meşhur “Kara Medrese”yi ve “Eyne Bey Hamamı”nı yaptırmış, Kazan-Fethiye (Girendos) köyünün yıllık vergi hasılatını da bu medreseye vakfetmiştir.
Satı Kadı’nın adı ise bu üniversite bünyesinde kurulacak bir bölüme verilmesi daha uygun olur. Çünkü bölgede Türk tarihi 1935 yılında başlamamıştır. Ayrıca Ankara’da Osmanlı döneminde kadınlarımız günümüzde hiç rastlanılmayan “Paşa”, “Şah”, “Kadın” ve “Sultan” gibi unvanları almıştır.
Unutulan Ankara tarihi (!)… Tahrip edilen doğal ve kültürel mirası… Bir “vatandaş” olarak teklifimizdir.
|









![]() | Bugün | 185 |
![]() | Dün | 310 |
![]() | Bu Hafta | 794 |
![]() | Bu Ay | 1487 |
![]() | Toplam | 163949 |
| HakkımızdaHizmetlerimizReferanslarReyhan Yayınları |
Copyright © 2005 - 2012 Ankarasevdam // Ankara Tarihi ve Kültürü Portalı.
Designed by JoomlArt.com
Joomla! is Free Software released under the GNU General Public License.