Skip to content
AnkaraSevdam // Ankara Tarihi ve Kültürü Araştırma Portalına Hoşgeldiniz:
TARİHİ CAMİLER TALAN EDİLİYOR...

IMG_0087IMG_0086

HAYMANA KUTLUHAN KÖYÜ YAKININDA BULUNAN
HÜSÂMEDDÎN ANKARAVÎ CAMİİ’Nİ DEFİNECİLER TALAN EDİYOR…
Hüsâmeddîn-i Ankaravî, Hacı Bayram-ı Veli hazretlerinin kurduğu “Bayrami”liğin bir kolu olan “Melâmî” şeyhlerindendir. Ahmet Sarban’dan sonra da Hüsâmeddîn-i Ankaravî melâmî kutbu olmuştur.
Sarı Abdullah Efendi “Semeratü'l-Fuâd” isimli eserinde, Şeyh Hüsâmeddîn-i Ankaravî hakkında şu bilgileri verir:
Şeyh Hüsâmeddîn-i Ankaravî, doğduğu ve yaşamakta olduğu Ankara'ya bağlı Haymana'daki Kutluhan Köyünde, cu­ma ve bayram namazları için bir cami yaptırmaya teşebbüs etmiş ve bütün müridlerini çağırarak inşaatta çalışmasını istemiştir. Bu davete as­kerler (sipahiler) de katılarak inşaatta gönüllü olarak çalışmaya başlamışlardır. O sırada Ankara haslar voyvodası, şeyhin oğluna ait uzun zamandan beri göz koyduğu güzel Arap atını istemiş, oğlu da atı vermeyi red­deder. Bu olay üzerine voyvada, şeyhi İstanbul’a şikayet eder. Şikayetinde şeyhin bütün müridlerini ve bazı askerleri başına topladığını, muhtemelen bir isyana hazırlandığını bildirir. Bunun üzerine merkez şeyhin derhal tu­tuklanıp hapsedilmesini ve hadisenin araştırılmasını istemiştir. Hüsâmeddî-i Ankaravî  hemen tutuklanır ve Ankara kalesine habsedilir. Ne var ki, ömrü vefa etmemiş ve rivayete göre bir sabah cesedi bulunmuştur.
Evliya Çelebi ise “Seyahatname”de: Şeyh Hüsâmeddîn, Ahmed Sarbani halifesidir. Ankara Kalesi'nde hapis iken “Sabah bizi defn edin.” buyururlar. Sabahleyin hapishanede kesinlikle insan ve cinden kimse yok iken bir sarı hurma lifi kefenine sarılmış, yıkanmış ve kokulanmış olarak ölü bulunur. Bütün Ankara halkı hayretler içinde kalırlar. Hala Zaviyesi haziresinde gömülüdür, ifadesini kullanır.
“Zeyl-i Şakayık” da ise, Şeyh Hüsâmeddîn-i Ankaravî’nin çok cezbe sahibi biri olması sebebiyle, bir harekete girişece­ği şüphesiyle teftiş emri verilerek şer'i kurallara uygun bir biçimde yargı­lanmak üzere Ankara kalesine hapsedildiğini, ancak sabaha cesedinin çık­tığını yazar ve ölüm tarihi olarak 1566-67 yılını verir. Nûrullah-ı Bosnavî’de, Şeyh Hüsâmeddîn-i Ankaravî’nin idam edildiğini “Silsiletü'l-Mukarrebîn” isimli eserinde zikrederken, müridlerinin dini emirlere uygun hareket ettiklerinden bahseder. Prof. Ahmet Yaşar Ocak “Osmanlı Toplumunda Zındıklar ve Mülhidler” isimli eserinde konu ile ilgili geniş bilgi verir.
1557 yılında vefat eden Şeyh Hüsâmeddîn-i Ankaravî, Haymana ilçesinin Kutluhan Köyü’ne giden yolun solunda bulunan zaviyesinin yanına defnedilmiştir.
10 Aralık 2005 Cumartesi günü yaptığımız ziyarette Şeyh Hüsâmeddîn-i Ankaravî Camii’ni harap bir vaziyette gördük. Csminin çatısı yok ve iç kısmı ise köstebek yuvası gibi. Defineciler cami içerisinde kazılar yapmış, saygısız kişiler tarafından da duvarlara yazılar yazılmış, yapı malzemeleri de sağa sola atılmış. Cami yakınında bulunan türbesi ise bakımsız bir durumda.
(Kaynak: Evliya Çelebi, Tam Metin Seyahatname, Birleşik Yay., c. II, İstanbul, 1996, s. 721; Ahmet Yaşar Ocak, Osmanlı Toplumunda Zındıklar ve Mülhidler, Tarih Vakfı Yurt Yay., İstanbul, 1998, s. 272-304;).
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Abdulkerim Erdoğan

a_01
a_picasa
a_fottom
a_tv

Abdülkerim Erdoğan Eserleri

asemerk
180x256-images-stories-Untitled-1

Ziyaretçi Durumu

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün189
mod_vvisit_counterDün310
mod_vvisit_counterBu Hafta798
mod_vvisit_counterBu Ay1491
mod_vvisit_counterToplam163952

Son YORUMLAR

  • Evciler
    Abdülkerim abi çok güzel olmuş.eline sağlık
  • Sarılar
    araştırmalarını z için teşekkürler.bu araştırmalar...
  • Başören Çeltikçi
    Ben buralıyım ama köyümü hic görmedim yaşım 49 büy...
  • İvedik
    Köyümüzle ilgili daha detaylı bilgiye hangi kitabı...
  • Ahmetadil
    köyümün öz geçmişini araştırıyorum bir türlü bulam...