Skip to content
AnkaraSevdam // Ankara Tarihi ve Kültürü Araştırma Portalına Hoşgeldiniz:
KALECİK İLÇESİ

IMG_0095-1

KALECİK

Ankara şehir merkezine uzaklığı 71 km olup, Ankara’nın kuzeydoğusunda yer alan Kalecik’in doğu ve güneydoğusunda Kırıkkale ili, güneyinde Elmadağ, batısında Çubuk ve Akyurt ilçeleri, kuzeyinde Çankırı ili bulunmaktadır. Yüzölçümü 1318 km2dir.

İlçe ismini, şehrin ortasında, çevreye hakim tepe üzerinde bulunan küçük kaleden almıştır. Bu isim kuruluşundan bugüne kadar hiç değişmeden gelmiştir. Anadolu tarihi coğrafyası üzerinde araştırmaları bulunan W. Ramsay Kalecik'in çevresinde “Acıtorızıacum” isimli bir kentten söz etmiştir. Ayrıca araştırmalarında W. Ramsay, Kalecik'i “Eçelriga“ olarak tanımlamıştır.

Kalecik ve çevresinin tarihi oldukça eski yıllara kadar inmektedir. Kalecik ile Çankırı arasında İnandıktepe'de yapılan kazılarda Hitit dönemine ait bir mabet, tabletler ve kabartmalı bir vazo bulunmuştur. Bunlar Hitit kralı I.Hattuşili zamanına aittir. Bölgedeki Hitit egemenliği MÖ.1200'den imparatorluğun yıkılışı olan 1190 tarihine kadar sürmüştür. Hititleri Friglerin egemenliği izlemiş ve bu durum MÖ.650'de Friglerin Lidya egemenliğine girmesine kadar devam etmiştir. MÖ.550 yıllarında Anadolu'ya hakim olan Persler, Lidyalıları yenmiş ve Kalecik yöresinde de egemenliğini sürdürmüştür. Büyük İskender'in Perslerin hakimiyetine son vermesiyle, İskenderin ölümünden sonra da Anadolu'nun büyük bir kısmında olduğu gibi Kalecik de Seleukosların payına düşmüştür. Sonraki yıllarda Anadolu'ya Trakya üzerinden gelen Galatlar Ankara ve çevresine egemen olmuşlar, Romalıların Anadolu'ya gelmesine kadar da sürmüştür. MS.395'de Roma İmparatorluğunun ikiye ayrılmasından sonra Ankara yöresi Doğu Roma İmparatorluğunun (Bizans) hakimiyeti altına girmiştir. Malazgirt zaferinden sonra Türklerin Anadolu’ya akınlarının başlamasıyla birlikte Kalecik Kalesi, 1075 yılında Selçuklular tarafından zaptedilerek, Kalecik ve yöresi Selçukluların hakimiyetine girmiştir. Anadolu Selçuklularından II.Gıyaseddin Keyhüsrev (1237-1246) Moğollara (1243) yenilmesinden sonra yöre, Moğolların eline geçmiş ve 1328 yılına kadar İlhanlı yönetiminde kalmıştır.

XIV.yüzyıl başlarında Kalecik, Çankırı, Kastamonu ve Sinop çevresinde kurulan Candaroğulları yöreye hakim olmuşlar, Moğolların Yıldırım Beyazıd'ı yenmesinden sonra Kalecik ve çevresi onlar tarafından yağmalanmıştır. 1461 yılında Fatih Sultan Mehmet'in Candaroğulları Beyliği'ne son vermesi üzerine Osmanlı topraklarına katılmıştır.

Osmanlı İmparatorluğu döneminde Kalecik ticari yönden gelişmiş bir şehir olup, "Küçük Mısır" ismi  ile tanınmaktaydı. Bu dönemde özellikle döşemecilik, kumaş ve dericilik gibi sanatlarda çok üstün bir düzeyde olduğu bilinmektedir.

Evliya Çelebi de kenti şöyle tanımlamıştır: "....Oradan ileri gidip (Kalecik) Büyük Kalesine geldik. Burasını Bursa Tekfuru (Serdene) adlı Kral kızı için yaptırmıştır. Sonra Kastamonu hakimi (Topal Beyazıt) feth etmiş, ve Osmanlılara baş eğmeyip, nice köy ve kasabalara el uzatmağa başlamıştır. Nihayet Yıldırım Beyazıt Han bir gün birden bire bu kaleyi basıp feth eyledi. Hala Kangırı Sancağı hükmünde has ve su başlıdır. Yüzelli akçalık Şerif kazadır. Kadısına senede dört kese has olunur. Kedhüda ve yeniçeri serdarı, müftüsü, nakibüleşrafı, ayan ve eşrafı, kale ağası, yirmi kadar kale neferi vardır."

Osmanlılar zamanında Ankara yöresinde olduğu gibi Kalecik'te de Ahi teşkilatı oldukça etkin idi. Esnaf kuruluşun ahlaki değerlerine ve kurallarına titizlikle riayet ederdi. Örneğin Kale mahallesi halkı sabahleyin pazara inmedikçe kasaplar et ve sakatat satmazlardı.

1907 yılı “Ankara Vilayeti Salnamesi”nde Kalecik kazası, Ankara Sancağı’nın nüfus bakımından ikinci büyük kazasıdır. 46.250 olan nüfusun 696 kişisi Ermenidir. “Konur”, “İnallu Ballı” nahiyeleri ve köyler dahil 216 dükkan, 147 cami ve mescid, 4 medrese, 157 sıbyan mektebi, 2 hamam ve kilise bulunmaktadır. Kaza merkezinde “gayet metin ve sağlam hükümet konağı, rüşdi ve ibtidai mektepleri”  ve “Daire-i askeriye ve depo bir tarz-ı dil-nişinde inşa edilmektedir” ifadeleri kullanılmıştır.

İstiklal Savaşı sırasında Kalecik'in önemli bir konumu vardı. İstanbul ve Karadeniz'den getirilen silah ve malzemeler Kastamonu-Ilgaz-Çankırı yolu ile Kalecik'e ulaştırılır, buradan da Haymana cephesine gönderilirdi. Bunun yanı sıra Kalecik'teki fırınlarda üretilen ekmek ve peksimetler de Haymana cephesine sevk edilirdi. Savaş sırasında Kalecik'teki Hamdi Camii başta olmak üzere diğer camiler ve hükümet konağı askeri hastahane haline getirilmiştir. Ayrıca Kalecikliler de hastanedeki yaralı askerlerin yemek ve diğer ihtiyaçlarını karşılamak için çalışmışlardır. Kuvay-i Milliyeciler de Kalecik'te ağırlanmışlardır.

İlçenin belli başlı eserleri arasında; Kızılırmak'tan su almak için yapılmış 4 km.lik Roma yer altı yolu, Romalılar tarafından yapılmış Kalecik Kalesi, Çankırı yolu üzerindeki 2 Hitit Aslanı heykeli antik çağlardan günümüze ulaşanlardır.

Ayrıca  ilçede tarihi eser olarak; Saray (Şehsuvar) Camii, Kazancı Baba Türbesi, Çarşı Hamamı, Hasbey, Tabakhane Camileri ile Kızılırmak üzerindeki Develioğlu Köprüsü bulunmaktadır.

İlçenin ekonomisi tarıma dayalıdır. Şekerpancarı, buğday, arpa, elma, armut yetiştirilir. Hayvancılık ikinci plandadır.

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Abdulkerim Erdoğan

a_01
a_picasa
a_fottom
a_tv

Abdülkerim Erdoğan Eserleri

asemerk
180x256-images-stories-Untitled-1

Ziyaretçi Durumu

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün160
mod_vvisit_counterDün310
mod_vvisit_counterBu Hafta769
mod_vvisit_counterBu Ay1462
mod_vvisit_counterToplam163924

Son YORUMLAR

  • Evciler
    Abdülkerim abi çok güzel olmuş.eline sağlık
  • Sarılar
    araştırmalarını z için teşekkürler.bu araştırmalar...
  • Başören Çeltikçi
    Ben buralıyım ama köyümü hic görmedim yaşım 49 büy...
  • İvedik
    Köyümüzle ilgili daha detaylı bilgiye hangi kitabı...
  • Ahmetadil
    köyümün öz geçmişini araştırıyorum bir türlü bulam...