Skip to content
AnkaraSevdam // Ankara Tarihi ve Kültürü Araştırma Portalına Hoşgeldiniz:
Akçaören

AKÇAÖREN (AĞAÇ VİRAN, PAZAR AKÇAÖREN)

İlçenin kuzeyinde bulunan yerleşmenin eski adı “Pazar Akçaviran”dır. 1020 metre rakımlı ve ilçeye uzaklığı 12 km olup, Kurtboğazı Barajı’nın kıyısında yer alır. Batısında Kurtboğazı Barajı bulunan köy, Aşağıkaraören, İçören ve Çiğir köyleri ile komşudur. Arazisinin büyük bir bölümü Kurtboğazı Baraj Gölü için DSİ tarafından istimlak edilmiştir. Keltepe’nin güney yamacında bulunan yerleşmenin arazisi III.ncü ve VII.nci sınıf olup, baraja yakın kısmı kireçsiz kahverengi orman toprağı, diğer bölgeler ise kahverengi orman toprağı yapısına sahiptir. Zaman içinde tahrip olan ormanlardan günümüzde az bir bölge kalmıştır. Bölgedeki ağaç türleri meşe, ahlat, alıç ve kavaktır.

Türklerin ilk iskan yerlerinden olan köy, 1463 yılı Osmanlı belgelerinde adı “Ağaçviran” olup, “Mürted Ova”ya bağlı ve 28 hane (140 kişi)dir. Ağcaviran Köyü’nde “Ahî Mahmud Zâviyesi” nin bir çiftlik vakıf yeri olup, Ahî Süleyman ve Carullah Fakih ve Kasım zâviyenişîn olub mezkûr çiftliği tasarruf edip, “âyende ve râvende”ye hizmet ederler. Ağcâ-Virân köyü, 1530 yılında Ankara Kalesi’ni korumakla görevli “Dizdar”(Kale muhafızı)ın tımarıdır. Bu yıllarda köy 24 hane, 11 mücerred (bekar erkek), 1 imam, (yaklaşık 132 kişi) ve yıllık hasılatı da 1.720 akçedir. Ayrıca Ağaçviran köyünde bir çiftlik yer, Ahi Selman ve Kasım tarafından “Ahi Mahmud Zaviyesi”ne vakfedilmiş ve bu çiftlikte 7 nefer çalışmakta olup, yıllık hasılatı 200 akçedir. Sinan Tuğrak tarafından Ağaçviran Köyü mescidi ve imamı içinde otuz mudluk bir yer vakfedilmiş ve yıllık hasılatı 200 akçedir. Bu vakıfların 1571 yılında da devam ettiği görülür.

1814 tarihli bir belgede “Ankara sancağında Murtazaabad kazasında Akçaviran karyesinde Kale Müstahfızı Seyyid Mehmed'den kalma tımarın Mehmed Emin'e tevcihi hakkında Ankara Kalesi Dizdarı Hüseyin imza ve mühürüyle ariza.” 1845 yılında 17 hane olan yerleşme Murtazaabad kazasına bağlıdır. 1843 yılında Zir nahiyesine bağlı Mumcuoğlu Çakırlar Köyü’nden Hatib oğlu Dede ve Hatib oğlu Ahmed, Akçaören köyüne gelerek yerleşir. Cumhuriyet döneminde Ankara-Merkez kazası Zir nahiyesine bağlanan köy, daha sonra Kızılcahamam-Pazar nahiyesine bağlanır. 1960 yılında 412, 1965 yılında 379, 1973 yılında 291, 1985 yılında 183, 1990 yılında 153, 1997 yılında 119 nüfuslu olan köy, orman köyü olması, tarıma ve hayvancılığa elverişli arazisinin azlığı dolayısıyla aşırı göç verir. 2007 adrese dayalı nüfus sayımına göre nüfusu 71 kişidir. 1998 yılında da Kazan ilçesine bağlanır ve Büyükşehir Belediye Meclisi’nin kararı ile mücavir alan içerisine alınır. Orman köyü statüsü devam etmektedir. Köy içinde “Ese Dede” ziyaretgâhı, “Yenge kayası”, “Dede meşesi” ve tarihi “su kuyusu” vardır. Dede meşesi’nin dalları asla kesilmez. Ancak siğil kesmek için dalından küçük bir parça alınır. Geleneklere göre sıtma hastaları ile vücudunda sivilce ve yara-bere çıkan kişiler, ilk olarak köy içinde bulunan tarihi kuyudan çekilen su ile yıkanarak, gusül abdesti alır ve iki rekat nafile namaz kılar. Daha sonra Ese Dede’nin mezarını ziyaret eder ve ruhaniyetine Fatiha okur. Bir müddet burada uyur ve uyandıktan sonra Yenge kayası’na bir demir parçası asarak ziyaretini tamamlar. “Şifa Allah’tandır” inancıyla ayrılır. Bu şekilde ziyaret yapanların çoğunluğunun şifa bulduğu nakledilir. Yine gelenekler arasında köylüler yağmur duasına çıkmadan önce, yetmişbin küçük taşa dua okur ve bu taşları tarihi su kuyusuna bırakır. Kurbanlar kesilir ve yağmur duası yapılır. Belgelerde zikredilen ve zaviyesi bulunan “Ahi Mahmud”un kabri ve zaviyesinin yeri bilinmemektedir. Köyde “Ese Dede” olarak bilinen ziyaretgâhın “Ahi Mahmud” olması muhtemeldir.

Eski köy camii 1950 yılında yıkılır ve yerine yenisi yapılır. Tuğla örgülü ve tek şerefeli minaresi ise muhafaza edilir. Caminin yanında kitabesiz tarihi bir çeşme ve çamaşırhane bulunmaktadır. Geleneksel mimarideki evler ise taş yapı ve çatılı olup, iki katlıdır. Geçim kaynağı tarım olup, buğday ve arpa ekimi yapılır. Köyde genç nüfus kalmadığı için, toplam 40-50 sığır bulunmaktadır. Ayrıca üzüm bağları bakımlıdır. TRT’de Basın ve Protokol Müdürü olarak görev yapan Hüseyin Öztepe bu köylüdür. Günümüzde köyde bulunan sülale isimleri şunlardır: Haliller (Akkaş), Zeynepler (Türköz), Cıbırlar (Sarıoğlu, Bayram), Osmanlar (Öztepe), Karahüseyinler (Kahraman, Erdoğan), Kazaklar (Tarhan), Çakırlar (Çakır), Bekirler (Öztekin), Paşagil (Mülayim). Ulaşım yolu asfalt olup, ilköğretim taşımalı olarak Kazan’da yapılmaktadır. İçme suyu şebekesi yeterli değildir. Kanalizasyon şebekesi ise yoktur. Yemek kültürü ile örf ve adetler diğer komşu köylerle aynıdır.

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Abdulkerim Erdoğan

a_01
a_picasa
a_fottom
a_tv

Abdülkerim Erdoğan Eserleri

asemerk
180x256-images-stories-Untitled-1

Ziyaretçi Durumu

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün80
mod_vvisit_counterDün332
mod_vvisit_counterBu Hafta80
mod_vvisit_counterBu Ay773
mod_vvisit_counterToplam163235

Son YORUMLAR

  • İvedik
    Köyümüzle ilgili daha detaylı bilgiye hangi kitabı...
  • Yağcıhüseyin
    Öcelikle bir Ankaralı olarak böyle bir web sitesi ...
  • Karailyas
    BEN KARAİLYAS KÖYÜNDENİM BENİM KÖYÜM ANCAK BU KADA...
  • İnceöz
    ÇALIŞMALARNIZDA N DOLAYI ÇOK TEŞEKKURLER ELLERİZE ...
  • CİBİLLİ DEDE
    ELİNİZE SAĞLIK SAĞOLUN. BU GÜZEL VATAN KIYMET BİLE...