| İmrendi |
|
İMRENDİ Eski adı “İrendi” olan köy, Kazan ilçe merkezinin güneydoğusunda, Ankara-İstanbul karayoluna 3 km, ilçe merkezine ise 14 km uzaklıktadır. Aydın, Güvenç, Orhaniye, Dağyaka, Sarayköy, Kışlaköy, Bitik ve Çimşit köyleri ile komşudur. Karyağdı Dağı’nın batı yamaçlarının Akıncı (Murtaza) ovasına uzanan eğimli düzlüklerin yamaçlarından beslenen Dağyolu (Kurudere) deresi yatağında bulunan yerleşme, kahverengi, kolüvyal ve alüvyal topraklara sahip olup, arazisi I.nci, III. nci ve VII. nci sınıftır. Kuru ve sulu tarıma uygun arazisinde geniş meralar bulunmaktadır. Köyün içinden geçen Dağyolu deresinin ıslahı yapılmış ve su akışı mevsimsel yağışlara bağlıdır. Dağyolu deresi Orhaniye’den gelen Bağlariçi deresi ile birleşerek Ova Çayı’na karışır. Elmalıtepe ve Davaryatağı sırtı önemli yükseltilerdir. 1530 yılında Murtazaabad kazasına bağlı olan İrendî Köyü, “Tımârhâ-yi Zu’amâ ve Merdân” (tımar köylerinden) olup, 23 hane, 24 mücerred (bekar erkek) ve yaklaşık 139 nüfuslu ve yıllık hasılatı 3.308 akçedir. Köyün içinde Osmanlı döneminde yapılmış ve sonradan onarım görmüş kitabeli iki çeşme bulunmaktadır. Günümüzde köyde “Hatıbınpınar” adıyla bilinen ve üç oluklu olan çeşmenin mermer kitabesinin bir kısmı kırıldığı için tam okunamamıştır. Mevcut kırık kitabede: “Sahib’ül-hayrat vel hasenat. Sûhte … 1209” ibaresi yazılıdır. “Sûhte” kelimesi “Softa” kelimesi ile aynıdır. Kitabeye göre çeşme 1795 yılında “Softagillere” mensup bir kişi tarafından yaptırılmıştır. “
Dutlupınar” çeşmesi adıyla anılan çeşme kitabesinde: “Sahibülhayrat vel hasenat Ankaralı zade Ahmed ve zevcesi Arife, diğer Süleyman, diğeri Hüseyin ve zevcesi Zahide ebnan Mehmed Efendi. Şaban fi sene 1324” ibaresi yazılıdır. Kitabeye göre çeme, 1906 yılında Ankaralızade Ahmed Efendi ile hanımı Arife, Süleyman, Hüseyin ve hanımı Zahide ile evlatlarından Mehmed Efendi tarafından yaptırılmıştır. Yerleşme içinde yeni yapılmış bir çeşme üzerine sonradan konulmuş ve beyaz mermer üzerine Osmanlıca yazılmış bir kitabede: “Sahibül-hayrat vel hasenat işbu çeşmenin banisi Mehmed Efendi olub bilcümle Hak mütevaffa ile ile okuna Fatiha sene 1215” ibaresi yazılıdır. İlkokul bahçesinin yakınında da anti çağlarda Ova Çayı üzerine yapılan ve Bitik köyü yakınında bulunan köprünün taşları bulunmaktadır. Bu taşlar Karalar Köyünde bulunan Asarkale’nin yapı taşları ile aynıdır. 1845 yılında Murtazaabad kazasına bağlı olan İrendi Köyü 28 hanedir. Ali oğlu İsmail Efendi, Nüfus Memuru olarak görev yapmakta ve köyde tarlaları ve hayvanları bulunmaktadır. Köy camii imamı bu köyden olmayan Seyid Mustafa oğlu Ali Efendi’dir. Köyün en varlıklı kişisi Bekir oğlu İsmail Efendi’dir. 1845 yılında İrendi Köyü’nde oturan ve vergi hane reisi olan şahısların isimleri ve meslekleri şöyledir: Ali oğlu İsmail Efendi (Nüfus Memuru), Ali oğlu Yetîm Seyid (yetîm). Bekir oğlu İsmail (çiftçi), Ahmed (çiftçi), Ali (serbest), Hüseyin Çelebi (çiftçi) ve Memiş Çelebi (çiftçi). Baştek oğlu Gönü (çiftçi), Burukcan oğlu Çoban Ali (çoban). Cerîd oğlu Ali (çiftçi) ve Hasan Koca (çiftçi). Çakır Ali oğlu Ahmed (çiftçi) ve Hasan (çiftçi). Çoban Keş Ahmed (çoban), Dede oğlu Nebi (çiftçi), Emir oğlu Ali Çelebi (çiftçi) ve Hacı (çiftçi), Helvacı oğlu Kösenin Seyid (çiftçi), Himmet oğlu Mehmed (çiftçi), Memiş oğlu Mecnûn Hüseyin (çiftçi), Onaçlı oğlu Ali (çiftçi), Ortaçlık oğlu Hasan (çiftçi), Seyid Mustafa oğlu Ali (imâm), Softa oğlu Hasan (hasırcı), İsmail (çiftçi), Küçük Ali (çiftçi) ve Osman (çiftçi). Süleyman oğlu Dede Koca (çiftçi). Bu yıllarda köyde tarım, bağcılık, arıcılık yapılmakta olup, büyük ve küçükbaş hayvan yetiştirilmektedir. Özellikle Küçükbaş (koyun-keçi) hayvan sayısı fazladır.
John Nevvberry isimli bir İngiliz seyyah, 1582 yılının Şubat ayında Ankara'ya gelirken “Erandrerra” (İmrendi Köyü) yerleşmesine uğrar ve burayı metheder. 1980’li yıllara kadar Ova Çayı kıyısında, 400 dekarlık bir alanda, yapay olarak yapılan ve “Kamışlık” adı verilen bir göletde kamış yetiştirilir. Bu kamışlar İmrendililer tarafından kesilerek evlerde hasır örülür ve çevre pazarlarda (Kazan, Ayaş, Ankara) satılır. “Hasırcılık” yapan ailelerin sayısı 8-10 haneyi bulur. Kamışlık gölü 1983 yılında tamamen kurutulur ve tarım alanı olarak kullanılmaya başlar. Cumhuriyet döneminde “İğrendi” adını alan köy, Ankara-Merkez kazası Merkez nahiyesine, daha sonra Karalar, Bitik ve Kazan nahiyelerine bağlanır. 1987 yılında da Kazan nahiyesinin ilçe olması ile Kazan ilçesine bağlanır. Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi’nin kararı ile de Büyükşehir mücavir alanı içerisine alınır ve mahalle statüsüne geçer. 1935 nüfus sayımında 338 olan nüfusu, 1997 yılında en yüksek seviyesi olan 1.206 kişiye ulaşmıştır. 2007 yılı adrese dayalı nüfus sayımına göre nüfusu 1.054 kişidir. İmrendi Köyü şehre göç vermeyen nadir köylerdendir. Köyde hakkında bir bilgi bulunmayan Eski mezarlıkta “Sofu Dede” mezarı bulunmaktadır. Ayrıca “Çakmak taşı” ve “Göz taşı” adı verilen ziyaret yeri vardır. Yüzünde temre çıkanlar, eline iki adet çivi alıp, üç ihlas, bir fatiha okuyup, Çakmak taşının etrafında üç kere döner. Elindeki çivileri taşın üstüne bırakıp, arkasına bakmadan gider. Gözü ağrıyan ve sulanan kişi ise Göz taşı ocağına gelir. Ocak sahibi, küçük dibek taşına benzeyen ve adına Göz taşı denilen bu taşın içine su koyar. Hasta bu su ile üç defa yüzünü yıkar ve suyun içine bozuk para atar. İmrendi köyü sınırları içerisinde A.Ü. Veterinerlik Fakültesi'nin Eğitim-Araştırma ve Uygulama Çiftliği bulunmaktadır. Bu köyden 1600 hektar arazinin kamulaştırılması ile 1978 yılında kurulmuş olan bu çiftlikte hayvancılık çalışmaları yapılmaktadır. Ayrıca üniversite öğrencilerine uygulama dersleri gösterilmektedir. Bunun yanında çiftlikte çeşitli hayvansal ve tarımsal ürünlerin üretimi de yapılmaktadır. Geçim kaynağını tarım, hayvancılık ve nakliyeciliktir. Ağırlıklı olarak buğday, arpa, nohut, kavun ve karpuz ekimi yapılır. Ayrıca domates ve biber gibi tarla sebzeleri yetiştirilir. Günümüzde köyde bulunan sülale isimleri şunlardır: Ceridoğulları (Aslan), Patanlar (Çiçek, Devlet), Sandıklar (Ankaralıoğulları), Osmanlar (Akgün), Onaçlıoğulları (Sadık, Nehir, Şeref, Köken), Çilhüseyinler (Çal), Softaoğulları (Yılmaz) ve Emiroğulları (Demirtaş). Minareli ve iki şerefeli, kubbeli camii 1987 yılında yapılmıştır. Çok amaçlı köy konağı ile ticaret haneler mevcuttur. Yerleşmede üç katlı ve sekiz yıllık eğitim veren İlköğretim Okulu vardır. İçme suyu şebekesi yeterli olmayıp, kanalizasyon şebekesi mevcuttur. Geleneksel yapı mimarisi kerpiç duvar ve damlı yapılardır. Gelir düzeyi yüksek olan yerleşmede, günümüzde ise eski yapılar yıkılarak yerine çok katlı ve bahçeli binalar yapılmaktadır. Köyün geleneksel yemekleri ile örf ve adetleri komşu köylerle aynıdır. Kaynak: Abdülkerim Erdoğan, Geçmişten Günümüze Kazan, Kazan Belediyesi Yayınları, Ankara, 2009. |









![]() | Bugün | 65 |
![]() | Dün | 332 |
![]() | Bu Hafta | 65 |
![]() | Bu Ay | 758 |
![]() | Toplam | 163219 |
| HakkımızdaHizmetlerimizReferanslarReyhan Yayınları |
Copyright © 2005 - 2012 Ankarasevdam // Ankara Tarihi ve Kültürü Portalı.
Designed by JoomlArt.com
Joomla! is Free Software released under the GNU General Public License.