| Karalar |
|
KARALAR Kazan ilçesinin batısında ve ilçeye merkezine 10 km uzaklıktadır. Ayaş Dağları’nın doğu dik yamaçlarından beslenen Asar Deresi yatağının, eğimli etek düzlüğü yamacında bulunan yerleşme, kahverengi ve kolivyal toprak yapısıyla, I. nci, II.nci ve IV.nci sınıf arazi yapısına sahiptir. Eğimli etek düzlüğü bir seki şeklinde ovaya doğru uzanır. Asar dere ise Ova Çayı’na karışır. Yerleşme 860 metre rakımda olup, kuzey ve kuzeybatı tarafı engebeli arazi olup, yüksek düzlüklere doğru uzanır. Yüksek dağlık ve tepelerde fundalıklar görülür. Akarsu yatağı ise bağ ve bahçeliktir. Sarılar, İymir, Emirgazi, Çimşit, Kınık ve İne Köyü komşudur. Karalar Köyü, Roma döneminde Ankara’dan kuzeybatıya giden ana ulaşım yolu üzerinde bulunduğu için, o dönemlerde önemli bir merkez olmuştur. “Mariegordus” (Manegordus) adı verilen Roma şehri, günümüzde Karalar Köyü’nün 1 km kuzeyinde bulunan “Asarkaya” mevkiinde kurulmuştur. Köyde üç ayrı arkeolojik alan bulunmaktadır. Asarkaya ve köy yakınında nekropol ile İkiztepeler tümülüsleri. Asarkaya’da Galat Kralı “Deiotarus”a ait olduğu sanılan bir “akropol” bulunmaktadır. 1933 yılında Arkeolog Remzi Oğuz Arık başkanlığında bölgede kazı çalışmaları yapılmıştır. Nekropol alanında Bizans, Selçuklu ve Osmanlı dönemine ait buluntular tespit edilmiştir. İkiztepelerdeki tümülüslerde ise yarım kubbeli bir mezar, “dromos” (koşu yolu), ikinci bir mezar odası, 2100 sene önce yaşamış olan Galat Kral Deiotarus ve kraliçe Berenikes için yapılmış “autel”, kümbete benzeyen üçüncü bir mezar meydana çıkarılmıştır. Kazılar neticesinde daha önceki yıllarda bu tümülüslerin defineciler tarafından gizli tüneller yapılarak, mezarlarda bulunan değerli eşyaların alındığı anlaşılmıştır. Asarkaya (Kale) ise yekpare, üçgen şeklinde büyük bir kaya olup, güneydoğudan kuzeybatıya doğru uzanmaktadır. “Elekçi kayası”ndan “Kızlar sekisi” adını alan sayısız kaya yontularak yapılmış merdivenler vardır. Kayanın ortasında da 56 basamaklı bir tünel bulunmaktadır. Bu tünelin kaleye çıktığı tahmin edilmektedir. 1977 yılında definecilerin yaptığı kaçak kazılarda düzgün blok taşlarla yapılmış, muhkem kale surları ortaya çıkarılmıştır. Günümüzde Kazan ilçesi köylerinde bulunan antik mermer parçaların çoğunluğu Karalar Köyü’nden götürülmüştür. Yapılan kazılarda Karalar Köyü’nün olduğu yer devam iskan görmüştür. Anadolu Selçukluları döneminden itibaren köyde Türklerin yerleştiği yapılan kazılardan anlaşılmıştır. 1530 yılında “Tava’if-i Karalar” Yörükleri, Ankara’ya Zülkadriye (Maraş)’den gelmişlerdir. Beş cemaat halinde ve 800 kişidirler. Karalar cemaatinden avarız vergisi alınmasın diye padişahın fermanı vardır. “Karalar”, Türkmen Yörükân taifesinden olup, “Danişmendlü” aşiretindendir. İlk iskan yerleri Maraş bölgesidir. Daha sonra Adana, Mersin bölgesine, Çukurova’ya dağılırlar. Kalabalık olan Danişmentli aşireti Karaman, Konya, Aksaray ve Afyon bölgesine de iskan edilir. Ankara bölgesinde ise Balâ, Koçhisar ve Ayaş kazalarına yoğun olarak yerleşir. 1530 yılında Karalar köyü “Tımârhâ-yi Zu’amâ ve Merdân”a ait olup, 38 hane, 19 mücerred (bekar erkek), 1 imam, yaklaşık 210 nüfuslu ve yıllık hasılatp 3.205 akçedir. 1845 yılında Murtazaabad kazasına bağlı olan Karalar Köyü 11 hanedir. Bu yıllarda köyün en varlıklı kişisi Süleyman oğlu Mehmed olup, yerleşme de tarım ve hayvancılık yapılmaktadır. Vergi veren hane reislerinin adı meslekleri: Abdullah Baş oğlu Ahmed (çitçi), Süleyman oğlu Mehmed (çitçi), Hızır oğlu Satılmış (çitçi), Bostan oğlu Mustafa (hizmetkar) ve Topal Hasan (çitçi), Bol oğlu Ali (çitçi), Kasım oğlu Koca Osman (çitçi), Ömer oğlu Mustafa (çitçi), Irgad Halil (kimsesiz), Cabbar oğlu Ebubekir (çerçici) ve Satılmışoğlu Ali (ırgad). Cumhuriyet döneminde Ankara-Merkez kazası Zir nahiyesine bağlanan Karalar Köyü, 1928 yılında nahiye merkezi olur. 5 Temmuz 1931 tarihinde de Karalar nahiyesi Bitik Köyü’ne nakledilir ve “Bitik” nahiyesi adını alır. 1935 nüfus sayımında 363 olan nüfusu, 1955 yılında en yüksek seviyesi olan 490 kişiye ulaşır. 2007 yılı adrese dayalı nüfus sayımına göre nüfusu 115 kişidir. Karalar’ın batısındaki tepede bulanan ve sayıları kırk kadar olan ve ismine “Dede Çamları” denilen çam ağaçları TEM Karayolu geçerken sökülmüş ve yerinde bir-iki çam kalmıştır. Halk arasındaki çamların dibinde Dede mezarları olduğuna, bu çamları kesmenin ve odununu getirip yakmanın felakete sebep olacağına inanılır. Geçim kaynağı tarımdır. Arpa, buğday, kavun, karpuz ve kuru fasulye gibi ürünler yetiştirilir. Ayrıca bağ ve bahçeleri ile de zengindir. Geçmişte Asartepe yakınlarında bulunan bağlar günümüzde tamamen harap olmuştur. Günümüzde köyde bulunan sülale isimleri: Satılmışoğulları (Satılmış), Kocaosmanlar (Aktürk, Oztürk, Akbey, Elagöz, Tazecan), Yeniçeriler (Sezer), Ömeroğulları (Ertürk), Şahanlıoğulları (Hastürk), Şığlılar (Peker), Kösegil (Yorulmaz), Karaaligil (Yamaner, Aler), Cinahmetler (Ünal), Gaytarlar (Atlı), Süvarigil (İlhan) ve Duraligil (Yavuz). Mevcut köy camii kitabeye göre hicri 1323 (1905 miladi) yılında yapılmış olup, duvarlar kesme andezit taşından ve tavan ahşaptır. Cami daha sonraki yıllarda onarım görmüş, tavan ve son vemaat yeri aynen muhafaza edilmiş, dış cepheya sıva yapılmış ve minare ilave edilmiştir. Çevresinde Asartepe’ den getirilen andezit ve mermer taşlar bulunmaktadır. İlköğretim taşımalı olarak Kazan’da yapılmaktadır. İçme suyu şebekesi mevcut olup, kanalizasyon şebekesi yoktur. Ulaşım yolu asfalttır. Köy odası geleneği devam etmektedir. Çok amaçlı köy konağı ve parkı bulunmaktadır. Köyün geleneksel yemekleri ile örf ve adetleri çevre köylerle aynıdır. Kaynak: Abdülkerim Erdoğan, Geçmişten Günümüze Kazan, Kazan Belediyesi Yayınları, Ankara. |









![]() | Bugün | 51 |
![]() | Dün | 332 |
![]() | Bu Hafta | 51 |
![]() | Bu Ay | 744 |
![]() | Toplam | 163206 |
| HakkımızdaHizmetlerimizReferanslarReyhan Yayınları |
Copyright © 2005 - 2012 Ankarasevdam // Ankara Tarihi ve Kültürü Portalı.
Designed by JoomlArt.com
Joomla! is Free Software released under the GNU General Public License.