| Peçenek |
|
PEÇENEK İlçenin kuzeydoğusunda ve ilçe merkezine 13 km. uzaklıktadır. Ova Çayı yakınında, tepe yamacı ve düzlüğü yerleşmesi olup, mahalle statüsündedir. Çubuk ilçe sınırına yakın olan yerleşme, Sancar, Uçarı, Yakuphasan (Çubuk), Gümüşyayla (Çubuk) ve Güzelyurt (Çubuk) mahalleleri ile komşudur. Alüvyal ve kahverengi toprak yapısına sahip olan yerleşme, Ova çayı yatağından sonra sulu tarım yapılan I. sınıf, yamaç sekilerinde ise kuru tarım yapılan III.cü ve VI. cü sınıf arazi yapısına sahiptir. Mire Dağı ile Karyağdı Dağı arasında bir geçiş sağlayan Karabayır tepesi yamaçlarında fundalıklar ve meşelikler bulunur. 1200 metre üzerinde bulunan seki düzlüklerinde bitki örtüsü zenginleşir.
Klasik Çağ’da ulaşım yolu güzergahı üzerinde bulunmasına rağmen, iskan izlerine rastlanmamıştır. Eski, Orta, Geç Tunç Çağı ve Demir Devri'ne ait seramik parçaları görülen Döğmekale höyük, yerleşmeye 2 km uzaklıktadır. Eski adı “Balâ Peçenek” olan yerleşme, önceleri Ova Çayı kenarında iken meydana gelen sel baskınları ve yaşanan sıtma hastalıkları yüzünden günümüzde ki mevkie taşınmıştır. “Peçenek” adının anlamı üzerine iki görüş ileri sürülür. Birincisi, Türkçe “bacanak” sözü ile açıklarlar. Buna göre, göçebeler birliği içinde belli bir uruğa, han uruğuna kız vermek ve almak ayrıcalığını elde ettikleri için bu boya “bacanak” denmiştir. İkinci açıklamaya göre, Peçenek adı “Beçe” sözünden gelir. Beçe sözü önceleri bir kişi adıdır, giderek Beçenek biçimini alır. Macarlar arasında sıkça kullanılan “Beçe” adı buradan gelir. “Peçenekler”, Göktürk, Oğuz uruğularından olup, sekizinci yüzyılda Issık Göl ve Balkaş Gölü yakınlarında yaşamış göçebe bir Türk kavmidir. Peçenekler'den söz eden en eski belge 745 yılındandır. Tibetçe yazılmış bu belgede Be-çe-nag boyu Uygur, Karluk ve Türkeşlerle birlikte anılır.
Kaşgarlı Mahmut, Peçenekleri yirmi iki Oğuz boyunun ondokuzuncusu ve “Rum alanına yakın bir yerde yaşayan ve Oğuzlar'dan olan bir Türk uruğudur.” Diye zikreder. Reşidüddin ise Peçenekleri Oğuz boyunun Üç Oklar kolundan ve ongunlarını “şahin” olarak gösterir. Ebu'l Gazi Bahadır Han, Oğuz boyunun Üç Oklar kolundan ve ongunlarının “ala tuğnak” olduğunu zikreder. Rus, Bizans ve dönemin Arap Fars kaynakları, Peçenekleri, Oğuz ve Kuman Türkleri'nin bir kolu olarak gösterir. Cevdet Türkay, Ankara Sancağı’nda bulunan Peçenekleri Türkmen olduğunu kaydeder. Ankara civarında “Peçenek” adını taşıyan yerleşmelerin sayısı fazla olduğu için, tahrirlerde devamlı karıştırılmıştır. Peçenek (Altındağ), Peçenek Beldesi (Çamlıdere), Peçenek (Kazan), Peçenek (Sincan) köyleri ile Şereflikoçhisar ilçesinde Peçenek özü ve deresi bulunmaktadır. Peçenek Köyü’nün ismine ilk olarak 1530 yılı tahrirlerinde rastlıyoruz. 11 haneli ve yaklaşık 58 nüfuslu, 1768 akçe yıllık geliri olan ve Murtaza-abad kazasına bağlı küçük bir yerleşmedir. 1845 yılında Murtazaabad kazasına bağlı olan Peçenek Köyü 8 hane olup, en zengin kişi çiftçi Karabacak oğlu Hüseyin Ağa’dır. Ayrıca Muslu oğlu Hasan’ın iki dönüm “Duhan” (tütün) tarlası vardır.
1845 yılında Peçenek köyünde vergi veren hane reislerinin isimleri ve meslekleri şöyledir: Karabacak oğlu Hüseyin Ağa (çiftçi), Bayram oğlu İbrahim (çiftçi), Cin Aziz oğlu Seyid Hasan (çiftçi), Baba Oğlan (çiftçi), Vahiz oğlu İbrahim (çiftçi), Alakavik oğlu İsmail (hizmetkar), Molla oğlu Hasan (ırgad) ve Muslu oğlu Hasan (ırgad),. Topçular, İşeler, Vaizoğulları ve Albayraklar köyün ilk yerli sülaleleridir. Çankırı-Karapazar bölgesinden Yıldırım bölgesine gelerek, Yıldırımalören yaylasına yerleşen konar-göçer “Karabacaklar” sülalesi, Peçenek Köyü’nü de “kışlak” olarak kullanmaya başlar. Köyde bulunan yerli aileler, mülklerini Karabacak sülalesi fertlerine satarak, şehre ve başka köylere göçerler. Topçular, şehirde manifaturacılık yaptığı için zaman içinde köydeki arazilerini Karabacaklar’a satarak Çankaya-Tohumlar köyüne yerleşir. Karabacaklar’dan Hüseyin ve İbrahim Ağa köyün zengin ve hatırlı şahsiyetleri olup, hayırsever kişilerdir. Hüseyin Ağa, ihtiyaç sahiplerine her yıl Ramazan ayında kendilerine ait konaklarda her gün iftar yemeği ikram eder ve gelen her davetliye de 20 mecidiye “diş kirası” verdiği rivayet edilir. İbrahim Ağa, köyde ilk traktör alan ve su değirmeni işleten kişidir. 93 Harbi’nden sonra da köye Erzurum’dan beş aile yerleştirilir ve “Muhacirler” lakabıyla anılır. Mustafa Kemal Paşa’ya hizmet eden ve Şevket Paşa’nın emir eri olan Hasan Çavuş Peçenekli olup, 114 yaşında vefat etmiştir. Çubuk-Kuruçay Medresesi’nde Peçenek köyünden Hasan ve Muharrem hocalar yetişir. Türkiye’de vakıf hukuku konusunda sayılı şahsiyetlerden olan ve Mısır-Elezher Üniversitesi mezunu rahmetli Ahmet Hamdi Karabacak, Karabacaklar sülalesindendir. Ahmet Hamdi Karabacak’ın vakıf konusunda yayınlanmış sayısız makaleleri bulunmaktadır. Peçenek Köyü, Cumhuriyet döneminde Ankara-Merkez kazasının Zir nahiyesine “Balâ Peçenek” (Yukarı Peçenek) adıyla bağlanır. Zir nahiye merkezi Karalar köyüne taşınır. 1931 yılında Karalar nahiyesine bağlı olan Peçenek Köyü, Çubuk ilçesinin Sirkeli nahiyesine bağlanır. 2002 yılında halkın isteği ile Kazan’a bağlanan köy, Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi’nin kararı ile de mahalleye dönüştürülür. 1985 yılında 107, 2000 yılı nüfus sayımında 88 olan nüfus, 2007 adrese dayalı nüfus sayımında 69 kişidir. İlçe merkezine yakınlığı dolayısıyla hafta sonları ve yaz aylarında nüfus artışı görülür. Genellikle emekli aileler bağ ve bağçe işleri ile uğraşmakta ve yeni binalar yapmaktadır. Özellikle meyve bahçelerinin sayısında gün geçtikçe artış gözlemlenir. Günümüzde 17 hane olan yerleşmede, 20-25 hane olan ve yazlık amaçlı kullanılan “Savcılar Yapı Kooperatifi” bulunmaktadır. Köyde özgün mimari de yapılmış evler, taş temel üzerine, kerpiç duvarlı ve tavan ahşap örtülü, kiremit çatılı ve iki katlıdır. Dış avlu geleneği bazı evlerde yoktur. Eğitim düzeyi yüksek olan köyde, ilköğretim taşımalı olarak ilçe merkezinde sürdürülmektedir.
Geçim kaynağı tarım ve hayvancılıktır. Ova Çayı suyunun azalması ve kum ocakları dolayısıyla sulu tarımda azalma olmuştur. Modern usullerle yapılan tarımsal faaliyetlerle buğday, arpa, yulaf, şeker pancarı ve kavun-karpuz yetiştirilmektedir. Ayrıca tarlalarda domates, patates ve fasulye yetiştirilirek yerinde pazarlaması yapılır. Karabayır bağlarının yanında yeni düzenlenen bağ ve bahçelerde üzüm ve meyvecilik yapılır. Bahçe ve bağlarda vişne, kiraz, iğde, ceviz, badem, şeftali, ayva, kayısı ve erik ağaçları görülür. Yerleşmede dört tavuk, iki büyükbaş besi çiftliği bulunmaktadır. Ayrıca 100-120 civarında da yerli ırk sığır bulunmakta olup, küçükbaş hayvan yetiştirilmez. Kanatlıgillerden tavuk, ördek ve kaz yetiştirilir. Arazinin bitki örtüsünde görülen çeşitlilik dolayısıyla, başka yörelerden gelen kişiler tarafından kiralama usulü ile bölgede arıcılık yapılır. İlköğretim taşımalı olarak Kazan’da yapılmaktadır. Mevcut cami yaklaşpk elli yıl önce yapılmış ve minarelidir. Günümüzde yerleşmede “Karabacaklar” sülalesine mensup aile fertleri bulunmaktadır (Karabacak, Demir, Demirel, Zeki, Aksu). Yemek kültürü ile örf ve adetler diğer komşu köylerle aynıdır. Kaynak: Abdülkerim Erdoğan, Geçmişten Günümüze Kazan, Kazan Belediyesi Yayınları, Ankara, 2009. |









![]() | Bugün | 21 |
![]() | Dün | 373 |
![]() | Bu Hafta | 394 |
![]() | Bu Ay | 8674 |
![]() | Toplam | 200678 |
| HakkımızdaHizmetlerimizReferanslarReyhan Yayınları |
Copyright © 2005 - 2012 Ankarasevdam // Ankara Tarihi ve Kültürü Portalı.
Designed by JoomlArt.com
Joomla! is Free Software released under the GNU General Public License.