|
ANKARA'NIN BAŞKENT OLACAĞI YÜZYIL ÖNCESİNDEN BİLİNİYORDU...
18. yüzyılın sonu ile 19. yüzyılın başlarında yaşamış ve 1831 yılında Van'da şehit edilen, Gavs-ı Azam Seyyid Abdülkadir Geylânî hazretlerinin soyundan ve Kadirî meşâyihinden Bitlisli Müştak Baba (Müştak-i Bitlisi) hazretleri Ankara’ya gelir. Hacı Bayram-ı Velî hazretlerinin türbesini ziyaret eder ve ziyaretin sonunda şu şiiri yazar:
Me'vâ-yı nâzenîne kim elf olursa efser
Lâ-büdd olur o me'vâ İslâmbol ile hemser
Nun ve'l-Kalem başından alınsa nûn-ı Yûnus
Oldukda harf-i dîğer olur bu rumz izhâr
Miftâh-ı sûre-i Kaf ser-hadd-i Kaf-ı tâ kaf
Manzam olunmak ister râ-yı resûl-ı peyâmber
Hâ-yı hevâyla âhir maksûd oldu zâhir
Beyt-i veliyyü'l-ekremü'l-hâc îyd-i ekber
Ey pâdişâh-ı fihâm Sultan Hâcî Bayrâm
Rûhânî ister ikrâm Müştâk-ı abd-i çâker
Şiirin ilk beytinde Ankara'nın “başşehir” olma senesi verilmektedir. “Elif” harfinin ebced hesabıyla karşılığı olan “1” rakamının, “efser” kelimesinin ebced karşılığı “341” rakamının başına getirilmesi işaret ediliyor ki, “1341” rakamı meydana gelmektedir. Hicri 1341 yılının miladi karşılığı ise 1922 yılının son dört ayı ile 1923 yılının ilk sekiz ayına tekabül eder.
Müştak Baba, başşehir olacak beldenin Ankara olacağına ise şu şekilde işaret etmektedir:
Birinci mısrada bulunan “elif” yani “A” harfi anahtar kelimenin başına getirilecektir.
İkinci beyitte “Nun vel-Kalem” ifadesinin başındaki “nun” yani “N” harfi; bir başka deyişle “Yunus” kelimesindeki “N” harfi alınacaktır.
Üçüncü beytin ilk mısrasında “kaf” kelimesinin ilk harfinin, yani “K” harfinin alınması söyleniyor. Aynı beytin ikinci mısrasında ise, “Resul” kelimesinin “R” alınması isteniyor.
Dördüncü beyitte “heva” kelimesindeki “H” harfinin alınmasına işaret ediliyor. Böylece ortaya çıkan harflari sıraladığımız takdirde, “a”,”n”,”k”,”r”,”a” harfleri ortaya çıkıyor ki, eski yazıyla ”e”, “nun”, “kaf”, “re”, “he” şeklinde yazılan kelime “ANKARA” şeklinde okunmaktadır.
Yine dördüncü beytindeki bir ifade bu beldenin bayram yeri olduğun işaret ederek, bir başka deyişle bu olayın büyük bir bayram olduğuna işaret ederek Ankara’nın “Cumartesi” günü başşehir olacağını da bildirmektedir. Şöyleki; “îyd-i ekber” arefesi Cumaya rastlayan Kurban Bayramıdır. Ankara’nın başşehir kabul edilmesi günü olan Cumartesi gününün arefesi de Cuma günüdür.
Müştak Baba hazretleri bu kerametiyle yüzyıl önceden Ankara'nın başkent olacağına işaret eder.
Kaynak: Abdülkerim Erdoğan, Manevi Mimarlarıyla Ankara, Ankara Büyükşehir Belediyesi Yayınları, 2. Baskı, Ankara, 2008.; Ahmet Doğan, Müştak Baba, Akçağ, Ankara, 1995.; Fuat Bayramoğlu, Hacı Bayram-ı Veli Yaşamı-Soyu-Vakfı, c.I-II, TTK Yay., Ankara, 1989.
|