|
Kuyulu (Hocapaşa) Camii yıkılmadan önce (Ahmet Yüksel Arşivi'nden).
SON YÜZYILDA ANKARA’DA YANAN, YIKILAN VE SATILAN CAMİLER VE MESCİDLER
Baklacı Baba (Kavaklı) Camii:
1298 yılında Çoban oğlu Yakub tarafından yaptırılan cami, Ulus semtinde Hayırlı Sokakta iken kadro dışı bırakılmış ve bir müddet depo olarak kullanıldıktan sonra yıkılmıştır. Kavaklı Camiinin ahşap kapısı Ankara Etnografya Müzesi’nde sergilenmektedir.
Kızıl Bey Cami, Medrese ve Türbesi:
XIII. yüzyıl ortalarında yapılan ve Ulus semtinde Ziraat Bankası Genel Müdürlük Binası’nın yerinde iken, Vakıflar tarafından satış işlemi 1931 yılında yapılmış, yapılar ise daha önceden yıkılmıştır.
Kuyulu (Hoca Paşa) Cami:
Ulus semtinde Tülüce Mahallesi’nde, Hacı Bayram Camii’ne giden yolun başında iken, Hükümet Caddesi açılırken yıkılan caminin bulunduğu yerde şimdi Hükümet Caddesi başlamaktadır. Cami, 1938 yılında 5.900 TL.sına istimlak edilerek yıkılır.
|
|
|
 
Melike Hatun'un mezarı
MELİKE (MELEK) HATUN VE VAKIFLARI
Melek Hanım, Ankara şehir merkezinde dönemin eğitim kurumu olan “Kara Medrese”yi yaptırmış ve sayısız hayrî hizmetler yapmış. Ankaralı bu hayırsever hanımı “Melek Hatun”, “Melike Hatun”, “Mülkiye Hatun” ve “Meleki Hatun” adıyla yâd etmiş. Kara Medrese’nin resmi adı “Melike Hatun Medresesi”dir. Bu medrese için Çubuk ve Kazan ilçeleri ile Ankara şehir merkezinde çok sayıda köyün, emlakın yıllık gelirini buraya bağışlar. Hacı Bayram-ı Veli hazretleri de bu medrese de müderrislik yapar. Kara Medrese, 1530’lu yıllarda Ankara’da geliri en fazla olan medreselerden biri olup, Fatih döneminde Melike Hatun Medresesi vakıflarının yönetimini Hacı Bayram-ı Veli soyundan gelenler yürütür.
Murad Hüdavendiğar döneminde Ankara’da yaşayan Melike Hatun, “Hatuniye” (Öğle Camii) ile Eyne Bey’le ortak bir hamam yaptırır. Medrese ve camisi günümüzde tamamen yıkılmış, hamam ise halen kullanılmakta olup, “Tarihi Eynebey Hamamı” olarak bilinir.
Halk arasında “Hergele Meydanı” adıyla bilinen bu bölgenin ilk adı “Abdil Yeri”, daha sonra “Sultan Meydanı”, “Hatuniye” ve “Hergelen Meydanı” adıyla anılır. Varna şehidi ve Anadolu Beylerbeyi Karaca Bey’in torunları burada ikamet edermiş, Gazi Lisesi’nin bulunduğu yerde de Selçuklu sarayı bulunuyormuştu.
“Hergelen” denilmesi ise şehre civar il, ilçe ve köylerden gelen at arabaları ile kağnıların park yeri olduğu için her gelenin konakladığı yer anlamında kullanılmıştır. Yakınında “Kağnıpazarı Camii” vardır. Daha sonra bu kelime değişmiş ve sığırların toplandığı yer anlamına gelen “Hergele” kelimesi kullanılır.
Belgelerde adı geçen ve günümüzde bulunmayan Melike Hatun Kervansarayı ise Pursaklar’a bağlı Saray kasabasında iken tamamen yıkılmıştır.
Hacı Doğan Mahallesi’nde tarihi “Eyne Bey Hamamı”nın kuzey cephesindeki sokağın solunda, yaşlı bir ağacın altında, demir korkuluklarla çevrili bir mekânda Melike Hatun’un mezarı vardır. Mezarın başına sekiz köşeli mermer bir sütun konmuştur. Bu sütunda üç satırlık Arapça bir kitâbe vardır. Kitabede bulunan ibare Ebced hesabiyle Hicri 795 (Miladi 1393) yılına tekabül etmektedir. 1393 yılında Melike Hatun’un vefat ettiği anlaşılmaktadır.
MELEK HANIM’I “YAD-I CEMÎL” İLE ANARKEN, RUHU ŞÂD OLSUN…
|
|

ANKARA’DA TARİHİ “SECCADE SULTAN MEZARLIĞI” KAYBOLDU…
Anadolu Selçuklu devlet adamlarından Emir Nusreddin’e ait aile mezarlığı, halk arasında “Seccade Sultan Mezarlığı” olarak bilinir. Yeri ise günümüzde Bendderesi semtinde, Tabakhane Camii’nin tam karşısında ve cadde yakınında. Seccade Sultan Mezarlığı hakkında Mübarek Galip şu bilgileri verir:
“Bu aile mezarlığı Ördekler Mahallesi yakınında bulunduğundan bu mescidin (Ördekler Mescidi) burada mezarı bulunanlardan birisi tarafından yaptırılmış olduğu çıkarılabilir. Söz konusu mescidin kitabesi yoktur… Mezarlık harap ve perişan bir haldedir.”
Mubarek Galib, bu kabristanda bulunan mezar taşlarını okumuş ve 1302 yılında vefat eden Fazlullah b. Nusreddin, Nasreddin b. Necib, Kıvamüddin b. Takıyyüddin Mehmed, Emir Nusreddi’nin kızı Fatıma Hatun’a ait olduğunu zikreder.
Ördekler Mescidi bakımsızlıktan harap olur ve 1941 yılında 8.100 TL. sına satılır. Seccade Sultan Mezarlığı’nın yerine ise “Altındağ Ucuz Halk Pazarı” yapılır…
Günümüzde ise Altındağ Ucuz Halk Pazarı’da Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından uygulamaya konulan “Ulus Tarihi Kent Projesi” kapsamında istimlak ederek yıkmıştır. Halen bu bölgede hafriyat çalışmaları sürdürülmektedir…
Tarihi Seccade Sultan Mezarlığı’nın kısa hikayesi böyle… Şeyh İzzeddin Mahallesi’nde bulunan ve halk tarafından “Seccade Sultan” adı ile ziyaret edilen mezarda kırık bir kitabe vardır. Mezar, güney kuzey yönünde olduğu için bu isimle anılır. Bu kabrin ise kime ait olduğu bilinmemektedir.
|
|
 
TÂCEDDÎN VELİ VE İSTİKLAL MARŞI'NIN YAZILDIĞI DERGAH EVİ (KASR-I EBNİYE)
Tâceddin Veli hazretleri Ankara’da yaşamış ünlü mutasavvıflardan ve “Bayramiyye” tarikatının Celvetiyye kolu şeyhlerindendir. Hayatı hakkında fazla bir bilgi yoktur. Tâceddin Veli hakkında ilk araştırma yapılan bazı araştırmalarda ve yayınlarda Taceddin Veli, Halveti şeyhi Pîr Muhammed Erzincanî hazretlerinin halifesi olan Tâcüddin İbrahim Efendi ve Tacüddin İbrahim Karamanî hazretleri ile karıştırılır. Tâcüddin İbrahim Efendi 1455 yılında vefat etmiş ve kabirleri Kayseri’dedir. Ayrıca Tâcüddin İbrahim Karamanî hazretleri ise 1467 yılında Bursa’da vefat etmiştir. Cami önünde bulunan tanıtım yazısında da “Taceddinoğulları”na mensup olduğu yazılı ise de bu görüşü destekleyen güvenilir bir kaynak yoktur.
Ankaralı bir müderris olan Tâceddin Efendi, meşhur şeyhülislâmlardan "Bostanzade"nin tezkireciliğini yapmış, daha sonra da iki defa Ankara müftülüğü görevlerinde bulunmuştur. Ankaralı Aziz Mahmud Hüdai hazretlerinden irşad yetkisi alan Taceddin Efendi, Tekke Ahmed Mahallesi’nde bulunan ve Hacı Tuğrul Baba evlâdından Şeyh Paşa’nın yaptırdığı zaviyenin şeyhliğini yaparak, Celvetiye kolunun irşad faaliyetlerini yürütür ve 1610 yılında Ankara’da Hakka yürür. Vefatından sonra oğlu Tâceddinzâde Mustafa el-Ankaravî, irşâd makamına geçer ve Şeyh Paşa Zaviyesi’ni yenileyerek Tâceddin Veli Zaviyesi ile camiini yaptırır.
İstiklal Şairimiz merhum Mehmet Akif Ersoy’un “İstiklâl Marşı”nı yazdığı “Dergah evi” (Kasr-ı Ebniye) ise 1827 yılında Tâceddin Dergâhı şeyhi olan ve Tâceddin Veli hazretleri evlâdından Şeyh Osman Vâfî Efendi tarafından yaptırılır. Ankara'nın manevi mimarlarından olan Tâceddin Veli hazretlerinin “evrâdı” ve şiirlerinin de bulunduğu bir çalışmayı tamamlamak üzereyiz. İnşaallah yakında yayınlayacağımız bu müstakil eserde sizlere daha geniş bilgiler sunacağız.
|
|
TABDUK EMRE HAZRETLERİ
Anadolu’nun manevi mimarlarından ve Yunus Emre’nin şeyhidir. Türbesi, Nallıhan ilçesine bağlı Ermemsultan Köyündedir. Hayatı ve kimliği hakkında tarihi kaynaklarda bilgi olmayıp, menkıbevi şahsiyeti yazılı ve sözlü kültürümüzde kabül görmüştür.
Tabduk Emre, Cengiz istilası üzerine Buhara tarafından Anadolu’ya gelmiş Sinan Efendi, yahut Sinan Ata adlı Orta Asyalı bir Türk şeyhi tarafından irşad edildiği hakkındaki görüş Anadolu dervişleri arasında kabül görmüştür. [1]
Menkıbevi hayatında ismi Emre’dir. Sakarya Irmağı kenarında bir köye yerleşmiş bir “Anadolu (Rum) eri”, ermişidir. Günümüzde Nallıhan ilçesi Ermemsultan Köyü olarak bilinen köyde kurduğu dergâhta irşad faaliyetlerini sürdürmüştür.
|
|
|
|
|
<< Başlangıç < Önceki 1 2 3 4 Sonraki > Son >>
|
|
Sayfa 2 / 4 |