| KİM BUNLAR? |
|
KİM BUNLAR? BİRİNCİ BÖLÜM Ankara tarihi ve kültürü üzerine çok yazılıyor ve söyleniyor. Merak ettim de birazcık olsun araştırayım diye. Fazla merak iyi değildir ama… Kişinin başına işler açar, durduk yerde. Ama biz “duracağımız yeri” tespit etmeye çalışırken, önümüze bir çok şahsiyet çıktı. Bunlar da kim mişşş dedim ve bazı bilgiler öğrendim. Bu bilgileri bölümler halinde sizlerle paylaşmak istedim. Kızıl Bey, Ankara’da bir vergi dairesinin adı. Kızıl Bey kimdir ki vergi dairesine adı verilmiş? Köşe yazarlarımızdan Orhan Selen, “Unutulan Şehir Ankara” kitabını esas alarak, Ankara’da 700 kişiye sormuş bizim bu Kızıl Beyi. 699 kişi bilmediğini söylemiş… 700 cü kişi de “Atacaksın böyle koministleri içeri (!)” demiş. Adamcağız haklı adı niye “Kızıl” ki yani. Hem de Ankara’da… Halbuki biz Kızıl Beyi mezarından atmışız da, adamcağızın haberi yok. Nasıl mı. Biz söylemeyelim, ne de olsa resmi itibar görmüyoruz ve “akiller” den değiliz. Bunu size rahmetli Şeref Erdoğdu söylesin: “Kızıl Bey, Medresesi’nin yanına kendine yakışır bir türbe yaptırmış, türbesinde huzur içinde yatarken bir gün türbesine vurulan bir kazma sesiyle uyanır. Bakar ki camisi, türbesi ve medresesi yıkılıyor. Evet karar verilmiş buraya Ziraat Bankası yapılacak... Rivayet ola ki bankanın inşaatının yapılması için emir veren yetkililer kim ise bu zatın çıldırarak öldüğünü ve inşaatın müteahhidinin geceleri Kızıl Bey’in rüyasına girdiği ve bu rüyanın etkisinde kalan müteahhidin işi bıraktığı, hadiseyi duyan işçilerin işi bırakıp kaçtıkları görülmüş, bundan böyle inşaatın yerinin yukarıya kaydırıldığı tevatür olarak anlatılmaktadır.” Prof. Dr. Hikmet Tanyu’da benzer bir rivayeti anlatır: “Ziraat Bankası çevresinde bulunan türbenin (Kızılbey) yıkılmasına emir veren ilgili zatın çıldırdığı, öldüğü ve türbeyi yıkma esnasında amelelerin “burası tekin değildir.” diye itiraz ettikleri, nihayet tuhaf bir şaşkınlık ve bağırışla işi bırakıp kaçtıkları o yıllarda Ankara’ya yayılmıştı.” Öksüzce Baba, Hamamönü semtinde suyu akmayan tarihi bir çeşme. Şimdi öksüz…Niye ki, adı üstünde “öksüz”… Gazi Gündüz Alp, Beypazarı Hırkatepe köyünde bir türbesi var. Tarihi kaynaklarda Ertuğrul Gazi’nin babası diye yazılı. Kültür Bakanlığı niye tanıtmaz bu tarihi şahsiyeti, anma günü düzenlemez. Duyan var mı?… Çandarlı Kara Halil Hayreddin Paşa, Osmanlı vezirlerinden ve Ankaralı bir ahi reisi… Osman Gazi’ye yardım etmiş. Ahi dernekleri niye Nallıhan’da anma günü düzenlemez… Çandarlı Paşası “misket” ve “hüday”da bilmediği için mi acaba?… Doğru ya o devirde yoktu bu oyun havaları… Seccade Sultan, Ankara’da Selçuklu beylerinin aile mezarlığı… Merak etmeyin bu mezarlığı yok ettik, rahat olun… Zaten kimse de bilmiyordu. Arada kaynadı gitti. Ahi Tura, Ankara ahi reislerinden… Çok şükür yaptırdığı mescid halen ibadete açık. Ahi Hacı Murad, Ankara ahi reislerinden… Yeşil Ahi Medresesini yaptıran Ahi Ahmed’in babası. Yüzyıllardır Ahi Hacı Murad olan mahallenin adını “Ahiler” yapmışız… Ahi Mamak, Ankaralı ahi bilginlerinden… Hacı Bayram Velî hazretleri ile çağdaş. Adını taşıyan ilçenin resmi veb sitelerinde Selçuklular dönemi yazar. Buna da şükür, hiç olmazsa “ahi” olduğunu kabul ediyorlar. Resmi itibar gören(!) yazarlarımızın bir kısmı “ermeni” olduğu hususunda fikir birliği yaparlar. Adı “Mamak” ya… Hemi de bu yazarlar hatırı sayılır kişiler olup, bazı Ankara derneklerinin baş tacıdır da… Turasan Bey, Ankara Türkmen beylerinden ve “Turasan Bey Memleketi” ile anılan vakıf köylerin sahibi… Kazan Tekke köyünde türbesi ve camii var. Zaviyesi ise yıkılmış. Yeğen Beyimizin dayısı. Vakıflar Genel Müdürlüğü türbesine ve camiine sahip çıkıyor. Kültür Bakanlığı anma günü düzenlerse ne olur. Yetişen nesil ecdadını tanır. Uygun olur mu acaba sizce de… Düşünüyorum da olmaz… Çünkü gençlik vakfetmeyi öğrenir… Yardımlaşmayı öğrenir. Bunların kültürle ne alakası var… Yeğen Bey, Ankara’da bir vergi dairesinin adı. Bu da kim?... Asıl adı Hacı Ahmed b. Hızır, Turasan Beyimizin yeğeni. Ak Medreseyi yaptırmış. Camisi 1917 yılı Ankara yangınında yanmış. Caminin yerine eski adliye binası yapılmış. Şimdi Kültür ve Turizm Bakanlığı kullanıyor. Hayırlı olsun, ne de olsa kültüre hizmet ediyorlar… Aklıma hep takılır da, “kültür”. Türk kültürü mü, yoksa diğer kültürler mi… Şimdi anladım “Anadolu kültürleri”. Bizim kültür ne de olsa daha yeni. Sıra gelmemiştir. Melike Hatun, Ankaralı hayırsever bir hatun kişi. Günümüzde kullanılan tarihi Eynebey Hamamı’nın yarı ortağı, Kara Medrese yani Melike Hatun Medresesi’ni yaptıran, Hatuniye Camii’ni yaptıran… Kara Medresesi de neyin nesi demeyin… Sıkışınca türbesine gittiğimiz Hacı Bayram Veli’nin müderrislik yaptığı medrese. Camisi yok, medresesi yok… Mezarı ise bir ağacın altında… Kadın dernekleri Ankara’da olmadığı için, bu ulu şahsiyeti bilmiyorlar… Bir bilseler, hemen “büyük bir mitinğ” yaparlar ve yer yerinden oynar… Sahi aklıma geldi de… Ankara’da Hacı Bayram Veli, resmi olarak niye anılmaz ki? Solfasol köylüleri de olmasa hiç anan olmayacak. Halbu ki Ankara “festivaller”, “şenlikler” ve “bayramlar” şehridir. Ve aynı zamanda “başkent”. Neyse şimdilik bu kadar… “Kim bunlar” serisine devam edeceğiz… Ayrıca kusura bakmayın Türkçe yazı dilim için. |









![]() | Bugün | 143 |
![]() | Dün | 310 |
![]() | Bu Hafta | 752 |
![]() | Bu Ay | 1445 |
![]() | Toplam | 163907 |
| HakkımızdaHizmetlerimizReferanslarReyhan Yayınları |
Copyright © 2005 - 2012 Ankarasevdam // Ankara Tarihi ve Kültürü Portalı.
Designed by JoomlArt.com
Joomla! is Free Software released under the GNU General Public License.