| MAMAK İLÇESİNİN İSİM BABASI "AHİ MAMAK" |
|
AHİ MAMAK VE SAİME HATUN
Ankara’nın yaşanmış tarihi üzerine sayısız kitaplar yayılanmıştır. Bu yayınların çoğunluğu da rivayet ve efsanelere dayanır. İlmi araştırmalardan uzak ve masa başı çalışmalardır. Bu yayınlarda kaynak olarak Osmanlı dönemine ait belgelere nadir rastlanır. Dedik ya masa başı yani yerinde inceleme yapılmadan, belgeler tetkik edilmeden, rivayetlere dayalı ve emeksiz çalışmalar… Bunlara rağmen ilmi araştırmalara ve belgelere dayalı, temel kaynak eser özelliğinde yayınlarda mevcuttur. Dileğimiz bu tür çalışmaların yayınlanması ve desteklenmesi.
Ankara’ya bağlı bazı ilçeler üzerine ise ilmi araştırmalar neticesinde yayına hazırlanmış değerli kaynak eserlere rastlıyoruz. Şehir tarihçiliğinin ana kaynakları ise Osmanlı Arşivleri, Vakıflar Genel Müdürlüğü Arşivi, Tapu ve Kadastro Arşivi ile Nüfus Sicil Defterleridir. Diğer önemli kaynak ise “kitâbe”lerdir.
Ankara Kent Konseyi’nde Ankara ilçe belediyeleri tarafından yayınlanan kitaplardan meydana gelen bir paket hediye edildi. Otuz seneye yakın Mamak ilçesinde ikamet ettiğim için “Tüm Yönleriyle Mamak” isimli bir çalışma dikkatimi çekti. Yusuf Karaca tarafından hazırlanmış ve Mamak Belediye Başkanlığı tarafından yayınlanmış. Eseri tetkik ettim ve hayal kırıklığına uğradım. Yayına hazırlık 2008, yayın yılı ise 2009. Kaynakçasına baktım “Ankara Tarihi ve Kültürü Dizisi” ile “Unutulan Şehir Ankara” vb kaynak eserler yok. Yani yazarın Ankara hakkında yayınlanan ilmi eserlerle fazla ilgisi olmamış. Belge tahlilleri ise anlaşılmayacak bir titizlikle yazılmış (!). Buna rağmen bir emek verildiği için teşekkür ederken, yazarımızıda okuyucuya verdiği yanlış bilgilerin sorumluluğu ile başbaşa bırakıyoruz.
Vakıflar Genel Müdürlüğü Vakıf Kayıtlar Arşivi’nde bulunan 581 Numaralı defterin 426. sayfa, 411. sırasında kayıtlı Ankara’da “Ahi Şemseddin Ahmed Vakfı”na ait 842 Hicri tarihli Arapça vakfiyeden bir bölüm:
“Cenâb-ı Hakk’a hamd ve senâ, Resûlüne ve âli ve ashabına salât ve selâmdan sonra erbâb-ı mürüvvetin pişivâsı, ashab-ı fütüvvetin mutemedi, Beytullah ve Mescid-i Haramı ziyaret eden Hacı Şemseddin Ahî Ahmed ibni Ahi el-hac Murad ibni Ahi el-hac Hüsam, Cenab-ı Hakk’ın tevfiki ile insanın, yediğini tüketüp, giydiğini eskittiğini ve tasadduk ettiği şeyi ibka eylediğini idrâk eylemesi üzerine, Ankara şehrinde; babasının adı ile bilinen mahalle (Ahi Hacı Murad) de bulunan güneyi mezarlık, doğusu dedesinin (Ahi Hacı Hüsam) zaviyesi, batısı İzzet adında kişinin mülkü, kuzeyi cadde ile sınırları belirtilen yerde bir medrese (Yeşil Ahi Medresesi) bina ve inşa etmiştir.
İlim öğrenmek isteyen talebeler için, sadece Allah rızasını kazanmak maksadıyla bu medreseyi vakfetti. Bu medresenin masrafları içinde bir vakıf kurdu. Bu vakıf içinde bizzat kendi tasarrufunda ve mülkü olan emlakini Allah rızası için vakf etti. Vakfedilen emlakler şunlardır:
Husunlar (Mamak-Kusunlar) adındaki köyden hissesine düşen payı, Bayındır (Mamak-Bayındır) adındaki köyden hissesine düşen payı, Dumlupınar adındaki harab köyden hissesine düşen payı, Altaş adındaki köyden hissesine düşen payı, Hamurcuk adındaki köyden hissesine düşen payı, Beşpınar namındaki harab köyden hissesine düşen payın tamamı olub, bunların cümlesi Dar’ül-hısn (Ankara Kalesi) Ankara etrafında bulunan ve cümlesi mahallinde ahali ve çiftçileri arasında meşhur olduğundan sınırlarının belirtilmesine gerek yoktur. Ahi İsmail (Kazan-Ahi) köyünden hissesine düşen payı ve Alpağut (Kazan-Alpagut) köyünde hissesine düşen payın tamamıdır. Bu iki köy Ankara’ya bağlı Murtad Ovası nahiyesinde bulunmaktadır.
Ankara Murtad Ova (Murtazaabad/Kazan) nahiyesinde bulunan, “Habibviranı” diye meşhur ve mahallinde şöhretine binaen tahdidden müstağni mezreanın tamamı.
Ankara Murtad Ova (Murtazaabad/Kazan) nahiyesinde “Piyamlu” mevziinde bulunan, güneyi ve doğusu Ahi Ali mülkü, kuzeyi Sarmiye Medresesi vakfı, batısı cadde ile çevrili mezreanın tamamı.
Ankara şehrinde Koyunpazarı’nda bulunan, kuzeyi Kasım ibni Seyidi, doğusu mescid güneyi ve batısı cadde ile sınırlı “mengene” (masara)nin tamamıdır.
Zikrolunan köyleri ve adı geçen iki mezreayı bütün hudud ve hukuklarıyla: yol ve yolaklarıyla, tevabi ve levahiki, rüsum ve muzafatı, mezreaları ve meraları, sap dökülen yerleri ve harman mahalleri, ev yerleri ve ağaçları, bağları, sulak ve kurak yerleri, kuyuları ve nehirleri, dağları ve tepeleri, yumuşak ve sert yerleri, eski vakıflar ve eski hayırlardan başka vücuh ve esbabın tenahisine kadar kendilerine mahsus, hariç ve dahil, ilişkili ve müstakil bütün hakları ile birlikte, adı geçen Mengene’ye dahi cümle hudud ve hukuki taraik ve merafıkı ve vucuh ve esbabın tenahisine kadar hariç ve dahil kendine mahsus hakları ile birlikte zevabıtını cami ve şeraitini havi ve mevaniden hali ve kavatıdan ari olarak ve satılamaz, hibe olunamaz, rehin olunamaz, tebdil ve istibdal olunmaz, bir seneden fazla icar ve kiraya verilemez, hayrülvarisin olan Cenab-ı Hak arza ve üzerinde bulunanlara varis oluncaya kadar kimseye irs olmaz bir mahiyette vakfı sahihi şeri ve habsı sarihi mer’I ve tesbili muteberi merzi ile vakf ve habs ve tesbil eyledi.
Mezkûr vâkıf; evkafı mezkurede tevliyeti sağ oldukça kendine, vefatından sonra evladının salih olanına, sonra erkek ve kız evladından devam eden neslinin salih olarına, şayet bunların soyu kesilirse vâkıfın kardeşi Hüseyin oğlu İbrahim Bey’e ve oğluna sonra evladının salih olanına, sonra erkek ve kız evladından devam eden neslinin salih olanına, şayet bunların soyu kesilirse vâkıfın diğer kardeşi Ahi Adil oğlu Batura Bey’e ve oğluna sonra evladının salih olanına, sonra erkek ve kız evladından devam eden neslinin salih olanına, şayet bunların soyu kesilirse evkafı mezkurede tevliyeti Ahi Mamak oğlu Ahi Mahmud’un oğluna sonra evladının salih olanına, sonra erkek ve kız evladından devam eden neslinin salih olanına, şayet bunların soyu kesilirse Ankara şehrinin Hakim’ine şart kıldı.”
Günümüzde Ankara Hamamönü semtinde “Yeşil Ahi Camii” olarak bilinen mabedin yakınına 1438/1439 yılında Ahi Şemseddin Ahmed tarafından bir medrese yaptırılır. Bu medrese daha sonraki yıllarda “Yeşil Ahi Medresesi” olarak anılır ve 1930’lu yıllarda yıkılır.
Ahi Şemseddin Ahmed, yaptırdığı bu medrese için bir vakıf kurar ve tımar sahibi olduğu çok sayıda köyün yıllık vergi gelirini de vakfeder. Bu köyler arasında Mamak ilçesinde Kusunlar ve Bayındır köyleri ile Kazan ilçesinde Alpagut ve Ahi köyleri bulunmaktadır. Kendisinin vefatından sonra da vakfın evladı tarafından, şayet evladı ile kardeşlerinin soyu sona ererse kurduğu vakfın Ahi Mamak oğlu Ahi Mahmud tarafından yönetilmesini şart koşar.
831/1428 tarihli başka bir vakfiyede de Ahi Mamak’ın babasının adının Mustafa ve oğullarının da alim ve fazıl kişiler olduğu zikredilir. Bu vakfiyedeki kayda göre Hacı Bayram-ı Veli hazretleri ile Ahi Mamak aynı dönemde yaşamışlar ve ikisi de bu vakfın vakfiyesinin yazılışında şahit olarak bulunmuşlardır. Kanaatimizce Ahi Mamak ve oğulları devrin ilmiye sınıfı ahilerinden ve büyüklerindendir. [1]
Ankara ile ilgili bazı yayınlarda Mamak ilçesi anlatılırken, Osmanlı belgeleri tetkik edilmeden, bu ahi büyüğümüzün adının Ermenice olduğunu zikretmeleri ilim adına oldukça üzücüdür.
Halk arasında “Saime Kadın” olarak bilinen “Saime Hatun” ise Hacı Bayram-ı Velî hazretlerinin soyundan İnayetullah Baba’nın kızı ve Ankaralı meşhur “Müderriszâdeler”in de anasıdır. Müderrisazâdeler’den çok sayıda alim, şair, edip ve idareci yetişmiştir. Şeyhî Mustafa Efendi, Tüfekçibaşı Mehmed Arif, Abdülkerim Efendi, Sadullah İzzet Efendi ve Mustafa Pertev Efendi bu şahsiyetlerden bazılarıdır.
Vakıf belgelerinde Saime Hatun, 1667 yıllarında hayatta ve Atatürk Orman Çiftliği'nin bir kısmınında mutasarrıfıdır.[2]
[1] Vakıflar Genel Müdürlüğü Arşivi, Defter no: 581, s. 426; Vakfiye Defteri no: 531, s. 200.
[2] Fuat Bayramoğlu, Hacı Bayram-ı Veli Yaşamı-Soyu-Vakfı, C. I-II, Türk Tarih Kurumu Yay., Ankara, 1989.
|









![]() | Bugün | 56 |
![]() | Dün | 373 |
![]() | Bu Hafta | 429 |
![]() | Bu Ay | 8709 |
![]() | Toplam | 200714 |
| HakkımızdaHizmetlerimizReferanslarReyhan Yayınları |
Copyright © 2005 - 2012 Ankarasevdam // Ankara Tarihi ve Kültürü Portalı.
Designed by JoomlArt.com
Joomla! is Free Software released under the GNU General Public License.