Skip to content
AnkaraSevdam // Ankara Tarihi ve Kültürü Araştırma Portalına Hoşgeldiniz:
Memlik

MEMLK_86

MEMLİK

Eski adı “Memlük” olan yerleşme Karyağdı Dağının güneydoğusunda, Dedeçamı tepesinin güneyinde ve ilçe merkezine uzaklığı 14 km dir. İlçenin en yüksek tepesi olan Keklikdoruğu tepesi (1484 m rakımlı) yerleşmenin kuzeybatısındadır. Kutsal sayılan “Dedeçamı” koruluğu Dedeçamı Tepesi’nin doğu yamacındadır.
Bölge  jeolojik formasyonlar bakımından çeşitlilik gösterir. Memlik mahallesinin 3 km kuzeyinde bulunan Dedeçamı tepede Uzunçarşıdere Formasyonu ile yerleşmenin kuzeyinde yer alan Karyağdı, Akpınar ve Tabyebayır tepeleri civarında da Orhaniye formasyonu özellikleri görülür. Memlik ve Orhaniye mahalleleri arasındaki alanda Dikmendede tepe, Ortaset tepe, Sırıklıdede tepe, Keklikdoruğu tepe ve çevresinde Dikmendede tepe formasyonunun özellikleri bulunur.
Yer bilimciler tarafından “Memlik formasyonu” olarak tanımlanan karasal depoların en iyi görüldüğü yerler Memlik mahallesinin kuzeyi ve daha güneyde yer alan Yakacık mahalleri arasıdır. Formasyon bölgede bulunan diğer formasyonların tümünü açılı uyumsuzlukla örter. Üst sınırında herhangi bir birimle ilişkisi görülmez. Kalınlığı değişken olup, en fazla 70 metreye ulaşır. Memlik formasyonu konglomera, bej renkli silttaşı, kiltaşı, kumtaşı ve tufitlerden meydana gelir. Daha güneyde andezitik oluşumlar bu seriye katılır. Büyük andezit bloklarına tortul birimler içerisinde de rastlanır. Memlik ve Yakacık köyleri arasında  fosil bulunmayan kumlu kireçtaşları görülür.
Melik mahallesinin batısında İlk ve Orta Tunç, M.Ö. I. bin ve Roma Çağlarına ait  seramik parçalarına rastlanan bir “Höyüktepe” bulunmaktadır. Ayrıca köy içinde Roma dönemine ait mermer parçalar görülür.
Memlûk”, Arapça bir kelime olup, birinin malı olan; kul, köle anlamına gelmektedir. Türklerin ilk iskan yerlerinden olan mahallede “Abalı Baba (Hacı Baba)” ve “Münir Derman” hazretlerinin kabirleri vardır.
1462-63 tarihli Ankara Tahrir Defteri’nde İvedik Köyü’nün tamamı ile Memlük  Köyü’nün yarısı Hatib Ahmed zaviyesi vakfına aittir. Hatib Ahmed, Osmanlının ilk dönemlerinde Ankara şehir merkezinde yaşamış bilginlerdendir. Defterde “Murad Hüdavendiğar zamanında Seyidi Hüsam daha sonrada Yeğan Rüstem yermiş. Timurtaş Paşa Beğ il yazıcak. Sonra vakfiyeti müsellem tutulup, iki baştan vakfa tasarruf edilmiş. Bayezid Paşa, Karamanoğlu’nu basdıktan sonra buranın divaniyesini Davud Ağa’ya vermiş. Bazı hassa yerlerle birlikte bağ ve bostan ve değirmen haracı ile öşr-i Penbe Divanı hissesi olarak, geri kalanda vakıf hissesi olarak tasarruf edilmiş” kaydı bulunmaktadır.
1530 yılı Ankara Tahrir Defteri’nde ise Hatib Ahmed Zaviyesi vakıf mülkleri arasında Yenimahalle bölgesinde “Akdibek mezrası, Tac mezrası, Kilise mezrası, Keremzade mezrası, Memlük mezrası, Göcek mezrası ve Ankara Çayı yakınında bir su değirmeni” bulunmak ve yıllık hasılatı toplam 4.100 akçedir.
1571 yılında ise Akdibek ve Memlük (Memlik) köyleri ile Keremzade, Fani, Göcek ve Kiliselü mezraları ve değirmen Hatib Ahmed Zaviyesi’nin vakfı olup, Mustafa ve İbrahim mutasarrıftır. Yıllık hasılatı ise 4.100 akçedir.
1530 yılı Ankara Tahrir Defteri’nde “Vakf-ı Zâviye-i Kemal Hacı, Memlûk karyesinde bir çiftlik, hâsıl 150” kaydı bulunmaktadır. Bu zaviyenin adı bazı kayıtlarda da “Hacı Baba Zaviyesi” olarak zikredilir. Fatih dönemi vezirlerinden ve Anadolu Beylerbeyi İshak Paşa tarafından, Ankara şehir merkezinde Tahtakale ve Şengül Hamamı yaptırılır. İshak Paşa bu sosyal yapıların bakımı için bir vakıf kurar ve gelir getirici akar vakfeder. 1530 yılı Tahrir Defteri’nde Hacı (Batıkent 75. Yıl Stadı’nın bulunduğu yer), Çiftlik, Çeltik, Yavlun (Ankara Çayı yakınında ayrı bir köy) ve Memlük köyleri, Başyer mezrası (Balaban vakfındandır), Musa-İsa ve Yusuf mülkleri ile Hatib Ahmed mülkü, Dedebey mezrasının yıllık hasılatları İshak Paşa Vakfı’na aittir. Bu mülklerin yıllık öşrü ise 3.339 akçedir.
Memlik mahallesinde bulunan 1289/1872 tarihli çeşmenin kitabesi zaman tahribi dolayısıyla okunamamıştır. Çeşmenin yapımında antik dönemlere ait devşirme malzeme kullanılmıştır.
Osmanlı belgelerinde “tımar” ve “vakıf” köylerden olan Memlik, 1530 yılında “İshak Paşa Vakfı”na aittir. Köyde son yıllarda kuruyan “anıt ağaç”lar bulunmaktadır.
1845 tarihli Ankara Zir kazasına bağlı Memlük köyü Temettuat Defterinde yerleşmede 23 vergi hanesi bulunmaktadır.
Memlük köyünde bulunan nane reislerinin isimleri ve meslekleri şöyledir:
Hane: 1. Muhtar-ı evvel Monla Hüseyin oğlu Mehmed, erbab-ı ziraat (çiftçi).
Hane: 2. Muhtar-ı Sani Hatib oğlu Osman Dede, erbab-ı ziraat (çiftçi).
Hane: 3. İbiş oğlu Bekir, erbab-ı ziraat (çiftçi).
Hane: 4. Ali oğlu Mustafa, erbab-ı ziraat (çiftçi).
Hane: 5. Dede oğlu Hacı, erbab-ı ziraat (çiftçi).
Hane: 6. Dede oğlu Halil, erbab-ı ziraat (çiftçi).
Hane: 7. Pir oğlu Monla Mehmed, Zir nahiyesine bağlı …… karyesinde imam.
Hane: 8. Hasan oğlu Seyyid, erbab-ı ziraat (çiftçi).
Hane: 9. Emir oğlu Musa, erbab-ı ziraat (çiftçi).
Hane: 10. Hakkı oğlu Ali, erbab-ı ziraat (çiftçi).
Hane: 11. Ömer Çelebi oğlu İbrahim, bir merkebi olup, başaka hiçbir nesnesi olmayub amelelik yapar.
Hane: 12. Kara Mustafa’nın oğlu Hasan, amelelik yapar.
Hane: 13. Mehmed oğlu Ahmed, amelelik yapar.
Hane: 14. Mağruf oğlu Hüseyin, erbab-ı ziraat (çiftçi).
Hane: 15. Kösenin oğlu İsmail, erbab-ı ziraat (çiftçi).
Hane: 16. Emir oğlu Mustafa,
Hane: 17. Kızıl oğlu Kara Osman, erbab-ı ziraat (çiftçi).
Hane: 18. Kızıl Hüseyin oğlu Ali, erbab-ı ziraat (çiftçi).
Hane: 19. Koca Hasan oğlu Mustafa, erbab-ı ziraat (çiftçi).
Hane: 20. Emir oğlu Mustafa, hizmetkar.    
Hane: 21. İbiş oğlu Hüseyin, erbab-ı ziraat (çiftçi). Çorba kazasına…
Hane: 22. Kara Ali oğlu Hasan, amelelik yapar.
Hane: 23. İmam oğlu Ali, Çorba kazasının Akdoğan köyündendir.
Çanakkale muharebelerine Ankara köylerinden çok sayıda kişi katılır. Muharebe sonunda çok az kişi geri döner. Muharebeler katılanların çoğunluğu şehadet şerbetini içer. Şehit olanların tamamının künyeleri tespit edilememiştir. Memlük köyünden, 1302 hicri doğumlu ve piyade er Kanber oğlu Hasan, 13 Mart 1915 tarihinde yaralı olarak kaldırıldığı Çanakkale Merkez Hastanesi’nde şehit olur.
Memlik mahallesinde Abalı Baba Türbesi’ne yakın yerde üç adet anıt kurumuş ardıç ağacı bulunmaktadır. Bu ağaçlar kültürel sayğıdan dolayı ahali tarafından korunur.

Abalı Baba Türbesi:
Türkiye’nin neredeyse her köyünde “Horasan eri” olarak anılan “Allah dostları”nın kabirleri veya adına yapılmış türbeleri vardır. Bu ulu kişilere “gazi”, “derviş”, “dede”, “baba”, “seydâ”, “velî”, “şah”, “şeyh”, “ermiş”, “seydî”, “sultan” ve “seyyid” gibi  ünvanlar verilir ve dualar bu kutlu kişilerin makamlarında yapılır. Allah rızası için kurbanlar bu makamlarda kesilir.  Hasta olanlar, muradı olanlar, bu makamları ziyaret ederek bu ulu kişilerin ruhaniyetlerinden istimdat umarlar.  
Memlik mahallesinde bulunan Abalı Baba Türbeside, psikolojik rahatsızlıkları olan kişiler tarafından sıkça ziyaret edilir. Anadolu’da yaygın olan “ocak tedavi” merkezidir. Halk arasında “Abalı Baba” olarak bilinen gönül dostu hakkında kaynaklarda bir bilgiye ulaşamadık. Sözlü rivayetlere göre Hacı Bayram-ı Veli hazretleri ile çağdaş gösterilir ve hakkında bazı menkıbeler anlatılır.
Osmanlı belgelerinde ise Memlük köyünde “Kemal Hacı” zaviyesi kaydı bulunmaktadır. Bu zaviyenin adı bazı kayıtlarda da “Hacı Baba” zaviyesi olarak geçmektedir. Kanaatimizce “Abalı Baba” türbesi olarak bilinen yapının, “Kemal Hacı” zaviyesinin yeri olması muhtemeldir.
Kaynak: Abdülkerim Erdoğan, Mahalleden Metropol İlçeye Yenimahalle, Ankara.

MEMLK_42

Dr. Münir Derman (k.s) hazretleri:
1910 yılında Trabzon’da doğdu. Baba tarafından Kafkas Kartalı Şeyh Şamil’e, anne tarafından ise Ahmet Ziyaeddin Gümüşhanevî hazretlerine ulaşır. Dört yaşından itibaren Buharalı Ömer İnan Efendi’nin manevî eğitiminde ilerler ve dokuz yaşında Kur’an-ı Kerim’in tamamını ezberleyerek hafız olur.
Ailesinin maddi durumu iyi olduğundan, ilkokulu özel Fransız okulunda tamamlar. Devlet tarafından yüksekokul tahsili için Fransa’ya gönderilir. Felsefe ve psikoloji eğitimi alır ve  Tıp Fakültesini de bitirerek doktor olur. İlahiyat tahsilini ise Mısır El-Ezher Üniversitesi’nde tamamlar. Kore Savaşları’na doktor unvanı ile katılarak hizmetlerde bulunur.
Bilahare Dil-Tarih ve Coğrafya Fakültesi’nde hocalık yaparak felsefe dersi verir. Kısa bir süre sonra üniversiteden ayrılarak çok sevdiği doktorluk mesleğini yapmak için Anadolu’da göreve başlar. Uzun bir tabiplik hayatını Eskişehir’de tamamlayarak emekli olur.
Türk tıbbında ilk defa kopan bir ayağı ameliyatla takarak haklı bir ulusal ve uluslararası şöhrete sahip olur. Japonya ve Almanya’da kaldığı süre içinde birçok insanın yetişmesine katkıda bulunur. Ayrıca, bu ülkelerde konferanslar ve vaazlar verir.
Fransızca, Almanca, Rusça ve Arapça’yı en az bu devletlerin vatandaşları kadar güzel konuşan, bu ülkelerin kültür ve edebiyatını yakından takip eder.
Maddî ilim denilen fen ilmine hemen her alanda vukufu, onu manevî ilimlerden alı koymamış, bilakis eşyayı derinine inceleyen ilm-i ledün sahibi olma yönünde de gayret sarfetmiştir. Başta da söylediğimiz gibi ledün ilminin gelişmesine Buharalı Ömer İnan’ın bir mürşit, bir terbiye edici olarak katkılan çok büyük olmuştur.
Dr. Münir Derman Efendi, uzun müddet kaldığı Almanya’dan döndükten sonra, Ankara’da bir otel odasında mütavazi bir hayat sürer. Hiçbir gayri menkul edinmek için çaba göstermemiş, yaşadığı müddetçe kendini şan, nam gibi afetlerden koruyarak âdeta gizlenmiştir. Kendi şahsına münhasır bir irşat stratejisi oluşturmuş, bağlıları sohbetlerinden faydalanmıştır.
Dr. Münir Derman, 1989 tarihinde vefat eder ve Memlik mahallesine defnedilir.

Dede Çamları:
Memlik mahallesi yerleşmesinin kuzeyinde Dedeçamı tepesinin doğu yamacında bulunan çamlar, bölgede geçmiş zamanlarda bulunan ormanların bir bakiye koruluğudur. Burada “dede mezarı” olarak anılan ziyaret yeri bulunmaktadır. Aynı koruluğun büyüğü Kazan ilçesi Kılıçlar köyünde de bulunmaktadır.

MEMLK_47

Dr. Münir Derman (k.s) hazretleri kabri şerifi.

MEMLK_63

Kaynak: Abdülkerim Erdoğan, Mahalleden Metropol İlçeye Yenimahalle, Basılmamış eser, Ankara.

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Abdulkerim Erdoğan

a_01
a_picasa
a_fottom
a_tv

Abdülkerim Erdoğan Eserleri

asemerk
180x256-images-stories-Untitled-1

Ziyaretçi Durumu

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün156
mod_vvisit_counterDün299
mod_vvisit_counterBu Hafta455
mod_vvisit_counterBu Ay1148
mod_vvisit_counterToplam163610

Son YORUMLAR

  • İvedik
    Köyümüzle ilgili daha detaylı bilgiye hangi kitabı...
  • Yağcıhüseyin
    Öcelikle bir Ankaralı olarak böyle bir web sitesi ...
  • Karailyas
    BEN KARAİLYAS KÖYÜNDENİM BENİM KÖYÜM ANCAK BU KADA...
  • İnceöz
    ÇALIŞMALARNIZDA N DOLAYI ÇOK TEŞEKKURLER ELLERİZE ...
  • CİBİLLİ DEDE
    ELİNİZE SAĞLIK SAĞOLUN. BU GÜZEL VATAN KIYMET BİLE...